KANUN NO: 6183
AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN (*)
Kabul Tarihi: 21 Temmuz 1953
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 28 Temmuz 1953 - Sayı: 8469
3.t. Düstur, c.34 - s.1658
(*) Bu Kanunda adı geçen, itiraz komisyonu,
Vergiler Temyiz Komisyonu, Gümrük Hakem Kurulu deyimleri Vergi
Mahkemesi; Vergi ihtilâfı deyimi, vergi davası; itiraz deyimi,
vergi mahkemesinde dava açılması; anlamını taşır. (2576 sayılı
Kanun 13).
BİRİNCİ KISIM
Genel esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Kanunun Şümulü, Terimler, Vazifeliler ve Salâhiyetliler
KANUNUN ŞÜMULÜ :
MADDE 1 - Devlete, vilâyet hususi idarelerine ve
belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine
ait muhakeme masrafı vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme
zammı, faiz gibi fer'i âmme alacakları ve aynı idarelerin akitten,
haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme
hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile;
bunların takip masrafları hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli
ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.
TAHSİLİ, TAHSİLİ EMVAL KANUNUNA
ATFEDİLEN ALACAKLAR :
MADDE 2 - Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil
edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu Kanun
hükümleri tatbik olunur. (*)
(*) Bk. 6258/Ek 4., 6326/131., 6334/5., 6933/14., 6968/10., 7457/20.,
18.2.1960 t. ve 65/8., 4.11.1960 t. ve 123/4., 2.2.1960 t. ve
150/Ek 2., 3.1.1961 t. ve 205/31 ve 5.1.1961 t. ve 223/12 sayılı
Kanunlar ve belirtilen maddeleri.
KANUNDAKİ TERİMLER :
MADDE 3 - Bu Kanundaki âmme alacağı terimi :
1 'inci ve 2'nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Amme borçlusu veya borçlu terimi :
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki
ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını
ve vergi mükelleflerini,vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs
ve kurumlar temsilcilerini,
Alacaklı âmme idaresi terimi :
Devleti, vilâyet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi :
Alacaklı âmme idaresinin bu Kanunu tatbik etmekle
vazifeli dairesini, servisini , memur veya memurlarını,
Yalnızca mal olarak geçen terim :
Menkul, gayrimenkul "gemiler dâhil" mallarla, her
çeşit hak ve alacakları,
Para cezaları terimi :
Amme tazminat inzibati mahiyette olsun olmasın
bütün para cezalarını,
Takibat giderleri terimi :
Cebrî icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan
zor kullanma, ilân, haciz, nakil ve muhafaza giderleri gibi her
türlü giderleri, ifade eder.
SALAHİYETLİLER VE MESULİYETLERİ :
MADDE 4 - Amme idarelerinin bu Kanunu tatbika salahiyetli memurlarının
vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili
diğer kanun veya nizamname ve talimatnameler, mesuliyetlerini
de; mesuliyeti tesis eden kanunlar tâyin eder.
TAKİBATA SALAHİYETLİ TAHSİL DAİRESİ :
MADDE 5 - Takibat, alacaklı âmme idaresinin mahalli tahsil dairesince
yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde,
tahsil dairesi borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak
takipleri o mahaldeki aynı neviden âmme idaresinin tahsil dairelerine
nıyabeten yaptırır.
YARDIM MECBURİYETİ :
MADDE 6 - Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve
verilen emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin
tahsil dairesine bildirmeye alakadarlar mecburdurlar.
Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında
Cumhuriyet Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya
takibat yapılır.
BORÇLUNUN ÖLÜMÜ :
MADDE 7 - Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar
hakkında da bu Kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden
evvel başlamış olan muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme
veya iflas dairesi tarafından tasfiyesini gerektiren haller bu
hükmün dışındadır.
Mirasın tutulan defter mucibinde kabulü halinde mirasçı, deftere
kaydedilmemiş olsa dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen
miktar ile mesuldür.
Defter tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.
TEBLİĞLER VE MÜDDETLERİN HESAPLANMASI :
MADDE 8 - Hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanunda yazılı müddetlerin
hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu
hükümleri tatbik olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Amme Alacaklarının Korunması
Teminat Hükümleri
TEMİNAT İSTEME :
MADDE 9 - (Değişik 1. fıkra: 2347 - 26.11.1980) (Değişik ibare:
4369 - 22.7.1998) “213 sayılı Vergi Usul Kanunun 344 üncü maddesi
uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile
359 uncu maddesinde sayılan” hallere temas eden bir âmme alacağının
salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi
incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen
miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.
Türkiye'de ikametgahı bulunmıyan âmme borçlusunun durumu, âmme
alacağının tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil
dairesi kendisinden teminat istiyebilir.
TEMİNAT VE DEĞERLENMESİ :
MADDE 10 - Teminat olarak şunlar kabul edilir :
1. Para,
2. Bankalar tarafından verilen teminat mektupları,
3. Hazine tahvil ve bonoları,
4. Hükümetçe belli edilecek Millî esham ve tahvilât "Bu esham
ve tahvilât, teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri
üzerinden %15 noksaniyle değerlendirilir."
5. (Değişik: 251 - 13.6.1963) İlgililer veya ilgililer lehine
üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince
haciz varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar,
Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç
miktarı artarsa, teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat
gösterilmesi istenir.
Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalariyle
değiştirebilir.
ŞAHSİ KEFALET :
MADDE 11 - 10 'uncu maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber
bir şahsı müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu gösterebilir.
Şahsi kefalet tespit edilecek şartlara uygun olarak noterden
tasdikli mukavele ile tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı
tahsil dairesi muhtardır.
Amme alacağını ödiyen kefile buna dair bir belge verilir.
TEMİNAT HÜKMÜNDE OLAN EŞYA :
MADDE 12 - Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler , sinemalar,
oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane, genelevler içerisinde
bulunan eşya ve malzeme 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 270,
271 'inci maddeleri hükümleri mahfuz kalmak şartiyle bu müesseselerin
işletilmesinden doğan amme borçlarına karşı teminat hükmündedir.
Noterden tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı
olarak kayıtlı eşya ve malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki
misafir ve kiracıların kendilerine ait eşyaları bu hükümden hariçtir.
Üçüncü şahısların Medeni Kanunun 688 ve Borçlar Kanununun 222
nci maddelerine müsteniden yapacakları istihkak iddiaları mahfuz
kalmak şartiyle, bu yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak iddiaları
alacaklı âmme idaresinin bu teminat hakkını ihlâl etmez.
İHTİYATİ HACİZ :
MADDE 13 - İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin
mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı
âmme idaresinin mahallî en büyük memurunun karariyle, haczin ne
suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur.
1. 9'uncu Madde gereğince taminat istenmesini mucip haller mevcut
ise,
2. Borçlunun belli ikametgâhı yoksa,
3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli
yollara sapması ihtimalleri varsa,
4. Borçludan teminat göstermesi istendiği halde belli müddette
teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya
gösterdiği kefil kabul edilmemişse,
5. Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde
bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6. Hüküm sâdır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim
fiil dolayısiyle âmme dâvası açılmış ise,
7. İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden
mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları
hakkında uygulanmak üzere, bu Kanunun 27,29, 30'uncu maddelerinin
tatbikini icabettiren haller varsa.
İHTİYATİ HACİZDE BORÇLU TARAFINDAN GÖSTERİLECEK
TEMİNAT :
MADDE 14 - İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği zaman para
veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri
depo edilmek yahut tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgâh
sahibi bir şahıs müteselsil kefil gösterilmek şartiyle borçluya
ve mal üçüncü şahıs yedinde hacz olunmuşsa bir taahhüt senedi
alınarak kendisine bırakılabilir.
İHTİYATİ HACZE İTİRAZ :
MADDE 15 - Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin
tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden
itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine
bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde ihtiyati haciz sebebine
itiraz edebilirler.
İtirazın şekli ve incelenmesi hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri
tatbik olunur. Bu ihtilaflar itiraz komisyonlarınca diğer işlere
takdimen incelenir ve karara bağlanır. İtiraz komisyonlarının
bu konuda verecekleri kararlar kesindir.
İHTİYATİ HACZİN KALDIRILMASI :
MADDE 16 - Borçlu, 10 'uncu maddenin 5 'inci bendinde yazılı
menkul mallar hariç olmak üzere, mezkûr maddeye göre teminat gösterdiği
takdirde ihtiyati haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır.
İHTİYATİ TAHAKKUK :
MADDE 17 - (Değişik: 2347 - 26.11.1980) Aşağıdaki hallerden birinin
bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine
defterdar, mükellefin henüz tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek olanlarla bunların
zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi hususunda yazılı
emir verebilir.
Vergi dairesi müdürü bu emri derhal tatbik eder :
1. 13'üncü maddenin 1,2,3 ve 5'inci bentlerinde yazılı ihtiyati
haciz sebeplerinden birisi mevcut ise,
2. Mükellef hakkında 110'uncu Madde gereğince takibata girişilmişse,
3. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti
hakkında deliller elde edilmişse.
İHTİYATİ TAHAKKUKUN NETİCELERİ :
MADDE 18 - Hakkında 17'nci Madde gereğince muamele yapılan mükellefin
mezkûr maddede yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı belli
olanlar, itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden
derhal tahakkuk ettirilir.
Geçmiş yıllara ve cereyan etmekte olan yılın geçen aylarına ait
matrahı henüz belli olmıyan ve 17 'nci maddede sayılan vergi,
resim ve cezaları geçici olarak ve harici karinelere göre takdir
yolu ile tespit ettirilen matrahlar üzerinden hesaplanır. Bu suretle
hesap olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları derhal tahakkuk
ettirilir.
Bu esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler ve bunların zam
ve cezaları kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz.
Ancak bunlar için derhal ihtiyati haciz tatbik olunur. 17'nci
maddenin 3'üncü bendine giren hallerde ihtiyati haciz muvazaalı
teşebbüsten vergi ve resim bakımından faydalananların malları
hakkında tatbik olunur.
Bu maddedeki geçici takdirler, takdir komisyonları tarafından,
talep tarihinden itibaren azami bir hafta içinde yapılır.
İHTİYATİ TAHAKKUKUN DÜZELTİLMESİ :
MADDE 19 - Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra,
ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki
fark, hususi kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir.
Bu düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta
verilen beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı
tarhiyatta kesinleşmenin vukuu, Devlet Şûrasına müracaat edilmiş
olan hallerde Devlet Şurasından nihai bir kararın çıkmış olması
lazımdır.
İhtiyati tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği
tarihten itibaren en geç iki ay içinde tetkiki mecburidir. Bu
müddet içinde tetkik yapılmadığı takdirde, bu sebeple düzeltme
geciktirilmez.
İHTİYATİ TAHAKKUKA İTİRAZ :
MADDE 20 - Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz
tatbik olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15'inci
Madde gereğince itirazda bulunabilirler.
IV
Diğer Korunma Hükümleri
AMME ALACAKLARINDA RÜÇHAN HAKKI :
MADDE 21 - Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya
çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa
bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten
taksim olunur.
Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi,
bina ve arazı vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan
âmme alalcakları o eşya ve gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli
alacaklardan evvel gelir.
Borçlunun iflâsı, mirasın reddi ve terekenin resmi tasfiyeye
tabi tutulması hallerinde âmme alacakları hakkında İcra ve İflâs
Kanununun 206'ncı maddesindeki sıraya göre muamele yapılır.
AMME ALACAKLARINI KESİP ÖDEMEK MECBURİYETİNDE
OLANLAR :
MADDE 22 - Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine
ödemek mecburiyetinde olan hakikî ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini
kanunlarında veya bu Kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri
takdirde, ödenmiyen alacak bu hakikî ve hükmi şahıslardan bu Kanun
hükümlerine göre tahsil olunur.
TAHSİL EDİLEN AMME ALACAKLARINDAN YAPILACAK REDDİYAT
SEBEBİYLE MAHSUPLAR :
MADDE 23 - Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden
âmme alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan
âmme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle
reddolunur.
Umumi bütçeden reddedilen paralar arasında hususi idarelerle
belediyelere ait olan kısımları ret ve mahsup olunduğu senede
bu idareler nam ve hesabına ayrılacak hisselerden Hazinece tevkif
ve mahsup olunur.
İPTAL DAVASI AÇILMASI :
MADDE 24 - Amme borçlusunun bu Kanunun 27,28,29 ve 30'uncu maddelerinde
yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde
dâva açılır ve bu dâvalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere
göre bakılır.
İPTAL TALEBİNDE MUHATAP :
MADDE 25 - İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu
tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına
ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir.
HÜKÜMSÜZ SAYILMADA ZAMANAŞIMI :
MADDE 26 - 27,28,29 ve 30'uncu maddelerle sözü geçen tasarrufların
vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkûr maddelere istinaden
dâva açılamaz.
İVAZSIZ TASARRUFLARIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ :
MADDE 27 - Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği
anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru
iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları
bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür.
BAĞIŞLAMA SAYILAN TASARRUFLAR :
MADDE 28 - Yirmi yedinci maddenin tatbiki bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündendir :
1. Üçüncü devreye kadar (bu derece dâhil) kan hısımlariyle, eşler
ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhrî hısımlar arasında
yapılan ivazlı tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre
borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı
hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.
HÜKÜMSÜZ SAYILAN DİĞER TASARRUFLAR :
MADDE 29 - Amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya
hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla , malı bulunmadığını
bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği
anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru
iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları
tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür :
1. Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu
haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu
temin için yapılan rehinler,
2. Borca karşılık para veya mutat ödeme vasıtalarından gayrı
bir suretle yapılan ödemeler ,
3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
AMME ALACAĞININ TAHSİLİNE İMKAN BIRAKMAMAK
MAKSADİYLE YAPILAN TASARRUFLAR :
MADDE 30 - Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde
âmme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak
maksadiyle borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle
borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lâzımgelen kimselerle yapılan
bütün muameleler tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür.
ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARIN HAKLARI VE MECBURİYETLERİ :
MADDE 31 - 27, 28, 29 ve 30'uncu maddelerde sözü edilen tasarruf
ve muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa
takdir edilecek bedelini vermeye, bu Kanun hükümleri dairesinde
mecburdurlar. Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı
alacaklı âmme idaresinden bir talepte bulunamazlar.
TAFSİYE HALİNDE VAZİFELİLER :
MADDE 32 - Hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları
amme alacaklarını ödeme ve bu Kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili
vecibeleri tasfiye memurlarına, hükmi şahsiyeti olmıyan ortaklıklarla
yabancı kurumların Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin
tasfiyesinde bunların vecibeleri tasfiyeyi yürütenlere geçer.
TASFİYE HALİNDE MESULİYET :
MADDE 33 - Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin
başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek
mecburiyetindedirler.
Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, âmme idarelerinin
her türlü alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce
tasfiye sonucunda elde edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde
herhangi bir şekilde tasarrufta bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk
etmiş ve edecek âmme alacaklarından tasfiye memurları veya tasfiyeyi
yürütenler şahsen ve müteselsilen mesul olurlar. Bu mesuliyet
yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez. Bunların
ödedikleri borçlar için âmme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım
yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur.
ORTAKLIĞIN FESHİNİ İSTEME :
MADDE 34 - Borçluya ait mal bulunmadığı veya âmme alacağını karşılamaya
yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu Kanuna göre
teminat gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim
olmayan ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili
için genel hükümler dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.
Sermayesi eshama münkasim komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin
borçları için bu Madde hükmü mezkur şirketler hakkında da tatbik
olunur.
LİMİTED ŞİRKETLERİN AMME BORÇLARI
MADDE 35 - (Değişik: 4369 - 22.7.1998) Limited şirket ortakları,
şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri
oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri
gereğince takibe tabi tutulurlar.
KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU
MÜKERRER MADDE 35 - (Ek: 4108 - 25.5.1995) Tüzel kişilerle küçüklerin
ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan
teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen
veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin
ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şâhsi mal
varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu Madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri
hakkında da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları,
kanunî temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara
ait sorumluluklarını kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu Madde
gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
BİRLEŞME, DEVİR, BÖLÜNME VE ŞEKİL DEĞİŞTİRME
HALLERİ
MADDE 36.- (Değişik madde ve başlığı: 4684 - 20.6.2001 /
m.24) Bu Kanunun tatbiki bakımından;
a) İki veya daha ziyade hükmi şahsın birleşmesi halinde yeni
kurulan hükmi şahıs,
b) Devir halinde devir alan hükmi şahıs,
c) Bölünme halinde bölünen hükmi şahsın varlıklarını devralan
hükmi şahıslar,
d) Şekil değiştirme halinde yeni hükmi şahıs,
Birleşen, devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmi şahıs
ve şahısların yerine geçer.
ÖDEME
ÖDEME ZAMANI VE ÖNCE ÖDEME :
MADDE 37 - Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda
ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş âmme alacakları
Maliye Vekâletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden
itibaren bir ay içinde ödenir.
Bu ödeme müddetinin son günü âmme alacağının vadesi günüdür.
Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödeyebilir.
TAKSİTLERİN ZAMANINDA ÖDENMEMESİ :
MADDE 38 - (...) (Madde 38, 22.7.1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun
82/2. maddesi ile 1.1.1999’dan geçerli olmak üzere yürürlükten
kalkmıştır.)
ÖDEME YERİ :
MADDE 39 - Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmemiş âmme
alacakları, borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil dairesine
ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmiş olsun olmasın borçlunun
alacaklı tahsil dairesindeki hesabı bildirmek şartiyle bu yerin
belediye sınırları dışındaki tahsil dairelerine de ödeme yapılabilir.
Bu fıkra gereğince yapılacak ödemeler tahsildarlara yapılamaz.
ÖDEME ŞEKLİ, MAKBUZ :
MADDE 40 - Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin salâhiyetli ve mesul
memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılır.
(Ek fıkra: 5035 - 25.12.2003 / m.3 - Yürürlük m.50 b)
Maliye Bakanlığı, ödemenin özel ödeme şekilleri kullanılmak suretiyle
yapılması zorunluluğunu getirmeye yetkilidir. Bu yetki; tahsil
daireleri, amme alacağının türü, ödeme zamanı ve bulunduğu safhalar
itibarıyla topluca veya ayrı ayrı kullanılabilir.
Makbuz karşılığı yapılmıyan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan
başkalarına yapılan ödemeler amme alacağına mahsup edilemez.
Amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklini
ilgili amme idareleri tâyin eder.
Borçlular makbuzlarını âmme alacağının tahsil zamanaşımı müddeti
sonuna kadar saklamaya ve salâhiyetli memurlarca istendiğinde
göstermeye mecburdurlar.
Makbuzun borçluya posta ile gönderilmesi gerektiği hallerde posta
masrafı alacaklı âmme idaresine aittir.
Hususi kanunlarındaki makbuz verilmesinden başka şekillerde yapılan
tahsilata ait hükümler mahfuzdur.
HUSUSİ ÖDEME ŞEKİLLERİ :
MADDE 41 - Maliye Vekâletinin tâyin edeceği yerlerde, nev'ileri
mezkûr Vekâletçe tespit edilecek âmme alacakları, bu Vekâletçe
isimleri belirtilecek bankalar delâletiyle veya postaneler vasıta
kılınmak suretiyle ödenebilir.
Maliye vekâleti bu Madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar
ettiği takdirde, ödemenin :
1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle,
2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya
Merkez Bankası hesabına münakale suretiyle,
3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara
bu daireler hesabına ödeme suretiyle ,
4. Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,
5. (Ek: 4962 - 30.7.2003 / m.2 a) Banka kartı, kredi kartı
ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle, yapılmasını düzenlemeye
salâhiyetlidir.
(Değişik 3. fıkra: 3418 - 24.3.1988) Bankalarca tahsil edilen
(Ek ibare: 4962 - 30.7.2003 / m.2 b) "veya banka kartı,
kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi
gereken" paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması süresi, tahsil
edildikleri tarihten itibaren azamî 7, (Ek ibare: 4962 - 30.7.2003
/ m.2 b) "kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini
takip eden günden itibaren azami 20," postaneler vasıta kılınmak
suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten
itibaren azami 10 gündür.
Maliye ve Gümrük Bakanlığı bu süreyi aşmamak
üzere bankalar itibariyle farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.
(Değişik 4. fıkra: 4962 - 30.7.2003
/ m.2 c) Maliye Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere alacak türleri
ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler tayin etmeye yetkilidir.
(Değişik 5. fıkra: 3418 - 24.3.1988) Bankalarca tahsil
edilen (Ek ibare: 4962 - 30.7.2003 / m.2 d) "veya banka
kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak
ödenmesi gereken" paralar süresinde T.C. Merkez Bankasına aktarılmadığı,
postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde vergi dairelerine
intikal ettirilmediği takdirde, sözkonusu amme alacağı, tahsilatı
yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle
tahsil edilir.
(Değişik 6. fıkra: 3418 - 24.3.1988) Tahsilatı yapan (Ek ibare:
4962 - 30.7.2003 / m.2 e) "veya banka kartı, kredi kartı ve
benzeri kartlar kullanımından dolayı ödeme yapması gereken" banka
şube müdürleri, tahsil edilen paraların belirlenen sürelerde T.C.
Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta çek merkezi
müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin belirlenen
sürelerde ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumludurlar.
(Değişik 7. fıkra: 3418 - 24.3.1988) Tahsilatı yapan (Ek ibare:
4962 - 30.7.2003 / m.2 f) "veya ödemede bulunması gereken"
ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen
sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının % 10'u nispetinde
ayrıca ceza tahsil olunur.
(Ek fıkra: 4962 - 30.7.2003 / m.2 g) Bankalar amme alacaklarının
kredi kartı ile ödenmesi sırasında amme borçlusundan komisyon
alabilirler. Maliye Bakanlığı, kredi kartı kullanılmak suretiyle
yapılacak ödemelerde komisyon ödenmemesi için amme alacağının
vade tarihinden (bu tarih dahil) azami 20 gün öncesine kadar belirlenecek
bir sürede ödeme yapılması şartını getirmeye, ödemelerin; komisyonsuz
veya komisyon karşılığı yapılma şekillerinden birini veya her
ikisini birlikte kullandırmaya yetkilidir.
ÇEKLE VEYA MÜNAKALE EMRİ İLE ÖDEMEYE AİT HUSUSİ
HÜKÜMLER :
MADDE 42 - Çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu hükümlerine
tabidir, ancak :
1. Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi
dairesi adına, emre muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine
çekilir. Alacağın teşhisine yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı
olmamak üzere çek üzerine dercedilecek malûmatı tespit etmeye
Maliye Vekâleti salâhiyetlidir,
2. (Değişik ibare: 4962 - 30.7.2003 / m.17/B-a) "Çek veya
münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
ile yapılan ödemenin" herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halindeâmme
alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.
2 numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya
münakale emrinin kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum
münakale istiyene, keşideciye veya bunların temsilcilerine tebliğ
edilerek kabul edilmeyen çek iade olunur.
ÇEKLERDE TANZİM TARİHİ :
MADDE 43 - (Değişik: 2975 - 31.1.1984) Çeklerde tahsil dairesine,
postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir gün evvelki
tarihle tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul
edilmez.
HUSUSİ ÖDEME ŞEKİLLERİNDE ÖDEME TARİHİ :
MADDE 44 - (Değişik 1. fıkra: 4108 - 25.5.1995) 41 inci maddeye
göre yapılan ödemelerde çekin tahsil dairesine veya bankaya verildiği,
(Değişik ibare: 4962 - 30.7.2003 / m.17/B-b) "paranın bankaya
veya postaneye yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve benzeri
kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı," münakale
emri üzerine paranın tahsil dairesi hesabına geçtiği gün ödeme
yapılmış sayılır. (*)
(*) 25 Mayıs 1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun 40-f maddesi hükmü
gereğince, yayım tarihi 2.6.1995'i izleyen 2. ayın başından geçerli
olmak üzere yürürlüğe girer.
42'nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
VERGİ CÜZDANLARI :
MADDE 45 - (Değişik: 2975 - 31.1.1984) Vergi, resim gibi belli
bir âmme alacağı ile devamlı surette mükellef tutulanlar adına
tahakkuk ettirilen âmme alacakları ile bunlardan yapılan tahsilatı
göstermek üzere vergi cüzdanları düzenlenir.
Vergi cüzdanlarının fiyatını, ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan
almaya dair şekil ve esasları, hangi vergiler hakkında uygulanacağını,
kimlere verileceğini ve uygulama zamanını tespitte Maliye Bakanlığı
yetkilidir. Diğer âmme idareleri, alacaklarının mahiyetine uygun
olarak bu cüzdanların şeklinde ve kullanılış tarzında değişiklik
yapabilirler. Vergi cüzdanı mükelleflere bedeli karşılığında verilir
Vergi cüzdanlarındaki her türlü bilgiler tahsil daireleri tarafından,
tahsile dair kayıtlar ise tahsil daireleri, postaneler veya bankalar
tarafından yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Tahsil daireleri, bankalar ve postaneler tarafından vergi cüzdanlarına
yapılan kayıtlar damga vergisinden muaftır.
ÖDEMENİN İSPATI :
MADDE 46 - (Değişik 1. fıkra: 2975 - 31.1.1984) Amme alacağının
ödendiği, salâhiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar
ile tahsil daireleri, bankalar veya postaneler tarafından vergi
cüzdanlarına yazılarak, imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla
ispat olunabilir. 42'nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
ÖDEMENİN MAHSUP EDİLECEĞİ ALACAKLAR :
MADDE 47 - (Değişik: 4369 - 22.7.1998) Amme alacağına karşılık
rızaen yapılan ödemeler sırasıyla; ödeme süresi başlamış henüz
vadesi geçmemiş, içinde bulunan takvim yılı sonunda zaman aşımına
uğrayacak, aynı tarihte zaman aşımına uğrayacak alacaklarda her
birine orantılı olarak, vadesi önce gelen ve teminatsız veya az
teminatlı olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile fer’ilerinin
tamamını karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer’ilerine
orantılı olarak yapılır.
Amme alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı
tahsil eden dairenin, artarsa aynı amme idaresinin takibe iştirak
etmiş olan diğer alacaklı tahsil dairelerinin takip konusu alacak
aslı ve fer’ilerine orantılı olarak mahsup edilir. (*)
(*) 22.7.1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 86-c maddesi hükmü
gereğince 1.1.1999 tarihinde yürürlüğe girer.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tescil, Tehir, Gecikme Zammı
TECİL :
MADDE 48 - (Değişik 1. fıkra: 3209 - 30.5.1985) Amme borcunun
vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların
paraya çevrilmesi âmme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse,
borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak
şartıyla, alacaklı âmme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca;
vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı,
vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı alacakları iki yılı,
bu alacaklar dışında kalan âmme alacakları ise beş yılı geçmemek
üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.
(Ek 2. fıkra: 2975 - 31.1.1984) Borcunun tecilini talep eden
ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu
borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne
kadar verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu
amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil
olunur.
Tecil salâhiyetini kullanacak ve bu salâhiyeti devredecek olanlar
Devlete ait âmme alacaklarında ilgili vekiller, vilâyet hususi
idarelerine ait âmme alacaklarında valiler, belediyelere ait âmme
alacaklarında belediye reisleridir.
Teminat, asli ve fer'i âmme alacaklarını karşılıyacak miktarda
olur. Haciz yapılmışsa mahcuz mal değeri tutarınca teminat yerine
geçer.
Tecilde taksit zamanları ve diğer şartlar tecile salâhiyetli
makamlarca tespit olunur.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın
veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının
gösterilmemesi hallerinde amme alacağı muaccel olur.
(Ek hüküm: 4108 - 25.5.1995) Tecil edilen amme alacağının gecikme
zammı tatbik edilmeyen alacaklardan
olması halinde, ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
İCRANIN KAZA MERCİLERİNCE TEHİRİ :
MADDE 49 - İdarece tecil edilmiş bir âmme alacağı hakkında kaza
mercilerince icranın tehiri kararı verilmişse : Kaza mercilerinin
tehir müddeti tecil müddetinden az olduğu takdirde; tecil olunan
alacak icranın tehiri müddetinin sonundan tecil müddeti sonuna
kadar olan müddet içinde ve kaza mercilerinin tehiri dolayısiyle
zamanında ödenmemiş borç miktariyle birlikte yeniden taksite bağlanarak
alınır. Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil müddetinden çok
ise; evvelce yapılan tecil hükümsüzdür.
Takibatın kaza mercilerine tehiri iki senelik tecil müddetini
aştığı takdirde tecil müddeti uzatılmaz.
ÖLÜM HALİNDE TAKİBİN GERİ BIRAKILMASI :
MADDE 50 - Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul
veya furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile
beraber üç gün için geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü
ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç günün bitiminde
terekenin borçları için takibata devam olunur.
Mirasçılar, mirası kabul veya ret etmemişlerse bu hususta Medenî
Kanundaki muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır.
GECİKME ZAMMI, NİSPET VE HESABI
MADDE 51 - (Değişik: 3946 - 26.12.1993) Amme alacağının ödeme
müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren
her ay için ayrı ayrı % 7 gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirleri
tam ay olarak hesap edilir. (*)
Gecikme zammı (Değişik ibare: 4396 - 22.7.1998) “500.000.-“ liradan
az olamaz.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan
(Değişik ibare: 4369 - 22.7.1998) “vergi ziyaı cezası” hariç olmak
üzere ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik
edilmez. (Değişik 3. fıkra: 4786
- 8.1.2003 / m.2) Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa
göre uygulanan vergi ziyaı cezalarında bu Madde uyarınca belirlenen
oranda, mahkemeler tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan
amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı nispetlerini aylar itibariyle
topluca veya her ay için ayrı ayrı (Değişik ibare: 4369 - 22.7.1998)
“% 10 una kadar indirmeye, bir katına kadar artırmaya ve gecikme
zammı asgari miktarını 3 katına” kadar artırmaya yetkilidir.
(*) Bakanlar Kurulunun 28.1.2002 tarih ve 2002/3550 sayılı Kararı
ile maddedeki gecikme zammı 31.1.2002 tarihinden geçerli olacak
şekilde her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 7 olarak belirlenmiş
ve metne işlenmiştir.
MADDE 51.- (Değişik: 5035 - 25.12.2003 / m.4 - Yürürlük m.50
b) Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına
vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 oranında
gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme
zammı günlük olarak hesap edilir.
Gecikme zammı birmilyon liradan az olamaz.
Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan
vergi ziyaı cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler
tarafından verilen ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında
ise bu oranın yarısı ölçüsünde uygulanır. Bunların dışındaki ceza
mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme zammı tatbik edilmez.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı oranlarını aylar itibarıyla topluca
veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna kadar indirmeye, gecikme
zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki katına kadar artırmaya,
ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı olarak belirlemeye
ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık, altı aylık
veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.
GECİKME ZAMMINDA TATBİK MÜDDETİ VE DİĞER
HÜKÜMLER
MADDE 52 - (Değişik: 2975 - 31.1.1984) Gecikme Zammının tatbik
müddeti, âmme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı, iflas halinde
iflasın açıldığı,aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar
olan müddettir. Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi
gerekmez . Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline
mani değildir.
KÖYLERDE GECİKME ZAMMI :
MADDE 53 - (Değişik 1. fıkra: 2347 - 26.11.1980) Maliye Bakanlığınca
tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye sınırları
dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan âmme
alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için
yalnız % 10 gecikme zammı uygulanır.
Ödeme müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği
köylerdeki borçlulara bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde
borçlarını ödemedikleri takdirde tatbik olunur.
İKİNCİ KISIM
Amme Alacağının Cebren Tahsili
BİRİNCİ BÖLÜM
Cebren Tahsil ve Takip Esasları
CEBREN TAHSİL VE ŞEKİLLERİ :
MADDE 54 - Ödeme müddeti içinde ödenmiyen âmme alacağı tahsil
dairesince cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden
herhangi birinin tatbiki suretiyle yapılır :
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın
paraya çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek
paraya çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflâsının istenmesi.
ÖDEME EMRİ :
MADDE 55 - Amme alacağını vâdesinde ödemiyenlere, 7 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu
bir "ödeme emri" ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları,
nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı
takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya
kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe
aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı
kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114"üncü maddedeki vazifeleri
ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek
olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri
muhtarlıkça tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii
tarihinden itibaren 15 gün içinde tebligat yapılmadığı takdirde
ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan borçluların isimleri ödeme
emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline"alınarak borçlular
borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya çağrılırlar.
Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde
herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak
suretiyle tebliğ olunur ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca
münadi vasıtasiyle ilân olunur. Cetvel asılırken ve indirilirken
keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasiyle tespit edilir. Cebren tahsil
ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin indirilmesi
tarihinde başlamış olur.
Borcunu vâdesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran
üçüncü şahıslardan bu malları 7 gün içinde bildirmeleri istenir.
TEMİNATLI ALACAKLARDA TAKİP :
MADDE 56 - Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan âmme alacağı
vâdesinde ödenmediği takdirde, borcun 7 gün içinde ödenmesi, aksi
halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerde cebren
tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir. 7 gün içinde borç
ödenmediği takdirde teminat bu kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek
âmme alacağı tahsil edilir.
KEFİL VE YABANCI ŞAHIS VEYA KURUMLAR MÜMESSİLLERİNİ
TAKİP :
MADDE 57 - Kefil ve yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri
bu Kanun hükümlerine göre ve aynen asıl borçluların tabi tutuldukları
usullerle takip olunur.
ÖDEME EMRİNE İTİRAZ :
MADDE 58 - Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir
borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı
hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil
dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde
itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin
iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını
açıkça göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
İtirazda bulunan borçlu bu Kanuna göre teminat gösterdiği takdirde
takip muamelesi itirazlı borç miktarı için ve itiraz komisyonunca
bu hususta karar verilinceye kadar durdurulur.
İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak
mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki
itirazın reddolunduğu miktardaki âmme alacağı %10 zamla tahsil
edilir.
İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
Borcun tamamına bu Madde gereğince vâkı itirazların tamamen veya
kısmen reddi halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliğ tarihinden
itibaren 7 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.
Borcun bir kısmına karşı bu Madde gereğince vâkı itirazlar mal
bildiriminde bulunma müddetini uzatamaz.
MAL BİLDİRİMİ :
MADDE 59 - Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse
üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna
yetecek miktarın, nev'ini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her
türlü gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını
ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu
ne suretle ödiyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine
bildirmesidir.
(Değişik 2. fıkra: 2347 - 26.11.1980) Köylerde mal bildirimi,
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında kalan
âmme borçları için köy muhtarlığına da yapılabilir.
Sözle bildirim halinde keyfiyet bir zabıtla tespit edilir. Her
iki halde bildirimin yapıldığına dair âmme borçlusuna pulsuz makbuz
verilir.
MAL BİLDİRİMİNDE BULUNMIYANLAR :
MADDE 60 - (Değişik: 251 - 13.6.1963) Kendisine ödeme emri tebliğ
edilen borçlu 7 günlük müddet içinde borcunu ödemediği ve mal
bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya
kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle
tazyik olunur.
Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 7 günlük müddetin
bitmesini müteakip tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra
tetkik mercii hakimi tarafından verilir.
Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
İcra tetkik mercii hâkimi tarafından verilen hapsen tazyit kararları
her türlü harç ve resimden muaftır.
MAL EDİNME VE MAL ARTMALARI :
MADDE 61 - Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut
borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği
malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlıyarak
15 gün içinde tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.
HACİZ :
MADDE 62 - Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil
dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki
menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından
amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur.
Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından
ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi
en sonraya bırakılır.
Ancak haczolunan gayrimenkul arttırmaya çıkarılmadan, borçlu,
borcun itfasına yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak
gösterirse gayrimenkul üzerinde haciz baki kalmak üzere gösterilen
menkul veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine
ve hasılat ve menfaatlerine tahsil dairesi müdahale etmez.
Tahsil dairesi alacaklı âmme idaresi ile borçlunun menfaatlerini
mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir.
DİĞER HAKLARIN PARAYA ÇEVRİLMESİ :
MADDE 63 - Tahsil dairesi, borçlunun haklarını tasfiye bakımından
onun haiz olduğu bütün salahiyetleri kullanarak bir intifa hakkı
veya taksim edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf
olunan bir mal hissesi gibi malların paraya çevrilebilir hale
gelmesini genel hükümler dairesinde sağlar. Bu suretle paraya
çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da bu kanun hükümleri
tatbik olunur.
HACİZ VARAKASI :
MADDE 64 - (Değişik 1. fıkra: 4108 - 25.5.1995) Haciz muameleleri,
tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahallî
en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen
haciz varakalarına dayanılarak yapılır. Bu varakaların şekli ve
ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.
KÖYLERDE HACİZ :
MADDE 65 - Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda menkul
mal haczi haciz varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır.
(Değişik 2. fıkra: 2347 - 26.11.1980) Bu yerlerde gerek görülen
hallerde Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler
için muhtarın veya ihtiyar kurulu üyelerinden birinin huzuriyle
tahsil dairesine menkul mal haczi yaptırmaya o mahallin en büyük
mal memuru yetkilidir.
BORÇLU ELİNDE HACZEDİLEN MALLARA KARŞI İSTİHKAK
İDDİALARI :
MADDE 66 - Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü
veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından
o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde,
haczi yapan memur bunu haciz zaptına geçirir. Keyfiyet, iddia
borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs tarafından
yapılmışsa borçluya bildirilir.
Tahsil dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün
içinde iddiayı reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul
etmiş sayılır. Üçüncü şahıs, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün
içinde itiraz etmediği takdirde istihkak iddiası dinlenmez.
İstihkak iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu
tarafından istihkak iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye
müracaat etmesi lüzumu tahsil dairesince üçüncü şahsa bildirilir.
Müddetinde dâva açılmadığı takdirde istihkak iddiasından vazgeçilmiş
sayılır.
ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE HACZEDİLEN MALLARA KARŞI
İSTİHKAK İDDİALARI :
MADDE 67 - Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp da, o mal
üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs
elinde ise keyfiyet, haczi yapan memur tarafından haciz zaptına
geçirilir. Malın borçluya ait olduğu iddiasında bulunan tahsil
dairesi keyfiyeti alacaklı âmme idaresine bildirir. Alacaklı âmme
idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dâva açmadığı
takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Borçlu ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak
iddiasında bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır.
İSTİHKAK İDDİALARI İLE İLGİLİ DİĞER HÜKÜMLER
:
MADDE 68 - İstihkak dâvalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin
bulunduğu mahal mahkemesi salâhiyetlidir. İstihkak dâvaları diğer
işlere takdimen görülür. Davacı takibin tehirini istediği takdirde
kendisinde mevcut delillerin mahiyetine göre ve muhtemel zarara
karşı kâfi teminat alınmak suretiyle takibin tehirine mahkemece
karar verilebilir.
İstihkak dâvası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede
dava reddolunursa, dâva mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin
%10'u tutarında tazminat hükmolunur.
AMME İDARELERİ ARASINDA HACZE İŞTİRAK :
MADDE 69 - Her âmme idaresi, diğer bir âmme idaresi tarafından
yapılan hacizlere, âmme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk
etmiş olmak şartiyle, haczedilen mallardan herhangi biri paraya
çevrilinceye kadar iştirak edebilir.
Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi
yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi
sırası ile, alacaklarına mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden
dairelere ödenir.
HACZEDİLEMİYECEK MALLAR :
MADDE 70 - Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez :
1. (Değişik: 3986 - 4.5.1994) 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet
teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri,
bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları
hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi
caiz olmadığı gösterilen mallar.
2. Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile,
borçlu ve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus
kitap ve eşyası,
3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev
eşyası,
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri
olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat
ve tarım aletleri; çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli
olan alet ve edevatı ve kitapları; arabacı, kayıkçı, hamal gibi
küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlıyan taşıt vasıtaları,
5. Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun
tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi
veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan
tohumluğu,
b) Borçlu bağ, bahçe veya meyve ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin
ve ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler
için gerekli bulunan alât ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c) Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisinin
ve ailesinin geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu
hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
7. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malûl olanlara bağlanan
emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan
aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş
ve dalış ikramiyeleri,
8. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret
ve ölüm gibi hallerde bağlanan aylıklar,
9. Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat
olarak zarar görenin kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde
verilen veya verilmesi gereken paralar,
10. Askerlik mâlûllerine, şehit yetimlerine verilen harb mâlûllüğü
zammı ile, 1485 sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
11. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise
bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya
bırakılmak üzere haczedilerek satılabilir",
12. (Değişik: 2347 - 26.11.1980) Harcırah Kanununa göre yapılan
ödemeler,
13. (Ek: 2347 - 26.11.1980) 2022 sayılı kanun uyarınca bağlanan
aylıklar.
KISMEN HACZEDİLEBİLEN GELİRLER :
MADDE 71 - (Değişik: 2347 - 26.11.1980) Aylıklar, ödenekler,
her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan
nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları
tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak
miktar bunların üçte birinden çok, dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz
YETİŞMEMİŞ MAHSULLERİN HACZİ :
MADDE 72 - Yetişmemiş her nev'i toprak ve ağaç mahsulleri, yetişmeleri
zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. Bu suretle
haczedilmiş olan mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri,
haczi yapan tahsil dairesine karşı hükümsüz olup takibatın devamına
engel olmaz.
Bu hüküm alacağı gayrimenkul rehni ile sağlanmış olan alacaklının,
mütemmim cüz'ü olarak gayrimenkulün yetişmemiş mahsulleri üzerinde
haiz olduğu hakkı kaldırmaz. Şu kadar ki, alacaklı rehnin paraya
çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden önce takip isteğinde
bulunmuş olmalıdır.
HACZİN NETİCELERİ :
MADDE 73 - Borçlu alacaklı âmme idaresinin muvafakatini almaksızın
hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi
buna aykırı haraketin cezayı mucip olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyetlik hükümlerine
istinaden hüsniyetle elde ettiği haklar mahfuzdur.
Hüsniyet kaidelerine aykırı olarak hacizli mal üzerinde üçüncü
şahsın elde ettiği hakların, alacaklının haczi ile o mala taallûk
eden hakların ihlâl ettiği nispette butlanına mahkemece hükmolunur.
PARAYA ÇEVİRME :
MADDE 74 - Haczedilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir.
Satıştan elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen
amme alacağı düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme
zamanı gelmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup edilir
ve artanı, hacze iştirak etmiş başka daire yoksa borçluya verilir,
hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan kısımdan evvelâ bu
dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra, bakiyesi borçluya verilir.
Satıştan elde edilecek bedelin âmme alacağından önce ödenmesi
gereken borçlarla, takip giderlerini geçmiyeceği kesin olarak
biliniyorsa, hacizli malın satışını tahsil dairesi tehir edebilir.
Şu kadar ki, alacağı âmme idaresi alacağından önce gelenlerin
takip hakları mahfuzdur.
ACİZ HALİ :
MADDE 75 - Yapılan takip sonunda,borçlunun haczi caiz malı olmadığı
veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde
borçlu aciz halinde sayılır.
Yapılan takip safhalariyle bakiye borç miktarı bir aciz fişinde
gösterilerek aciz hali tespit olunur.
ACZİN NETİCELERİ :
MADDE 76 - Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz aranmadan
48'inci Madde hükmü tatbik olunabilir.
Alacaklı tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun malî durumunu
zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Menkul Malların Haczi ve Satışı
MENKUL MALLARIN HACZİ :
MADDE 77 - Her türlü menkul mallar cins ve nev'ileri, vasıfları,
alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz
zaptında tespit edilmek suretiyle haczolunur.
HACİZ SIRASINDA BULUNACAKLAR VE HACİZ ZAPTI :
MADDE 78 - Haciz sırasında borçlu veya zilyed veya bunların;
vekilleri, işçi, müstahdem veya aileleri efradından birisi kendilerini
temsilen bulunur. Bunlar haciz yerinde bulunmaz veya o sırada
bulundurulmaları sağlanamazsa gıyapta haciz yapılır. Gıyapta yapılan
hacizlerde zabıta memuru veya muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden
biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından iki kişi hazır
bulundurulur.
Tanzim edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının
tarih ve numarası, haczin yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen
malların neler olduğu, tahmin edilen değerleri,haciz sırasında
bulunan kimseler, varsa üçüncü şahısların iddiaları vesair lüzumlu
hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca imzalanarak haciz işi
tamamlanır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede
derhal tebliğ olunur.
Güneş battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz.
Tatil günlerinde veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat
haczi ile borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden
müstesnadır.
ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARDAKİ MENKUL MALLARIN, ALACAK VE
HAKLARIN HACZİ :
MADDE 79 - Hâmiline yazılı olmıyan veya cirosu kabil senede dayanmıyan
alacaklar ile, maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların
ve fiilen zabıt tanzimi suretiyle haczi kabil olmıyan üçüncü şahıslardaki
menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak
ve hakları ödenmesi gereken hakiki, hükmü şahıslara, kurumlara
haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır.
Borçlunun alacağı veya üçüncü şahıstaki bir malı haczedilip de
üçüncü şahıs, borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya
haczin tebliğinden evvel borç ödenmiş veya mal istihlâk edilmiş
yahut kusuru olmaksızın telef olmuş veya alacak borçluya veya
emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise keyfiyeti,
haczin kendisine tebliğinden 7 gün içinde tahsil dairesine yazılı
beyanla bildirmeye mecburdur. Bildirmediği takdirde mal elinde
ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik
olunur. Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde
değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl
borçluya rücu hakları mahfuzdur.
ZOR KULLANMA :
MADDE 80 - Haciz tatbikinde istendiği takdirde, kilitli ve kapalı
mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Gerekirse bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler
kırılabilir. Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve durumun
gerektirdiği her türlü zora başvurulabilir.
Borçlunun üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi
bunların rızasiyle teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde
şahsına karşı da zor kullanılır.
HACİZDE DEĞERLEME :
MADDE 81 - Haczedilen mallara haczi yapan memur tarafından değer
biçilir, borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince lüzum
görüldüğü takdirde yeniden bilirkişiye değer biçtirilir.
HACZEDİLEN MENKUL MALLARIN KORUNMASI :
MADDE 82 - Haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticari
senet, hisse senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını
ve değiştirilmelerini önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince
muhafaza olunur.
Sair menkul mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır veya
güvenilir bir şahsa veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti altında
borçlunun veya zilyedin kendisinde bırakılır.
MENKUL MALLARI KORUYACAK OLANLARIN MECBURİYET
VE MESULİYETLERİ :
MADDE 83 - Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82'nci Madde
gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı âmme idarelerince
yapılacak ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği
zamandaki durumları ile geri vermek mecburiyetindedirler.
Bu mecburiyeti yerine getirmeyenler, haklarında yapılacak ceza
takibinden başka, bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir
sebepten dolayı telef veya zayi olduğunu ispat edemedikleri takdirde,
geri verilmiyen malların değerleri tutarınca borçlu sayılıp bu
kanunun hükümleri gereğince takip olunurlar.
MENKUL MALLARIN SATIŞI :
MADDE 84 - Menkul mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar
kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren
üç ay içinde satışa çıkarılır.
Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkân olmıyan
veyahut beklediği takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması
muhtemel bulunan malların paraya çevrilmesine derhal başlanabilir.
SATIŞ ŞEKLİ, ARTIRMA VE İLAN :
MADDE 85 - (Değişik 1. fıkra: 4369 - 22.7.1998) Menkul mallar,
tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para
ile satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma
malın mahallinde de yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan
mal, artırma sonunda üç defa yüksek sesle duyurulduktan sonra
en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle
korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir değer
düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar en uygun yerde pazarlıkla,
borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada
satılamayan malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede
yapılabilir.
Gerekli hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak
malların nevi ve evsafı önceden ilan olunur.
İlânın şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı âmme idaresinin
ve borçlunun menfaatine en uygun gelen şekil gözönünde tutularak
alacaklı âmme idaresince tespit olunur.
Satılan mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi
mal bedelinin ihale gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde
ödenmesi için mühlet verebilir.
Bir kısım malların satışı ile âmme alacağı karşılandığı takdirde
geriye kalan malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki
haciz kaldırılır
MÜŞTERİNİN MALI ALMAKTAN VAZGEÇMESİ :
MADDE 86 - Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet
içinde bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır
ve en çok artırana ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale
olunan kimseden, iki ihale arasındaki fark ve diğer zararlar ve
% 5 faiz veya ikinci ihalede talip çıkmaması sebebiyle ihale yapılmadığı
takdirde birinci ihale bedeli ve diğer zararlar ve % 5 faiz, ayrıca
bir hüküm alınmasına hacet kalmaksızın bu Kanun hükümlerine göre
tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraflar
alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal bedeli ihale yapılan
şahıstan tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı
devam eder.
SATILAMIYAN MENKUL MALLAR :
MADDE 87 - Haczedilen menkul mallara verilen bedel 81'inci maddede
tespit olunan değerin % 75'inden aşağı olursa veya hiç alıcı çıkmazsa,
ilk artırma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun görülen
zamanlarda bu mallar tekrar satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada
verilen bedel ne olursa olsun satış yapılır. Menkul mallar yerinde
veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya taşıma giderlerinin
çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse yukarıdaki
15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla
satılır. Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar
borçluya geri verilebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Gayrimenkul Malların Haczi ve Satışı
GAYRİMENKUL MALLARIN, GEMİLERİN HACZİ :
MADDE 88 - Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine
işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin
tutulduğu daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır.
Gayrimenkul haczi bunların hasılat ve menfaatlerine de şâmildir.
Ancak borçlunun başkaca bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin
geçimleri için kâfi miktarda mahsulden veya satıldıkça bedelinden
münasip miktarı borçluya bırakılır.
Alacaklı tahsil dairesi, haczedilen gayrimenkul ve gemilerin
idaresi ve işletilmesi, menfaat ve hasılatın toplanması için gereken
tedbirleri alır.
HACZİN REHİNLİ ALACAKLILARA BİLDİRİLMESİ :
MADDE 89 - Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş
olan alacaklılara tapu dairesince hacizden haber verilir.
SATIŞ VE SATIŞ KOMİSYONLARI :
MADDE 90 - Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca açık artırma
ile satılır. Satış komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal memurunun
veya tevkil edeceği zatın reisliği altında belediye meclisi tarafından
kendi azası arasından seçilmiş bir zat ile alacaklı amme idaresinin
salâhiyetli bir memurundan ve gayrimenkulün bulunduğu yer tapu
sicil muhafızından teşekkül eder.
GAYRİMENKULLER DEĞER BİÇME :
MADDE 91 - Satışa çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin mütâlaası
alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilir.
GAYRİMENKULLERİN SATIŞ ŞARTNAMESİ :
MADDE 92 - Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkul için aşağıdaki
kayıtları ihtiva eden bir şartname tanzim eder :
1. Gayrimenkul malikinin adı, soyadı ve adresi,
2. Gayrimenkulun bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası, durumu
ve hususi vasıfları,
3. Gayrimenkulün artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri,
4. % 7,5 nispetindeki teminat tutarı,
5. Gayrimenkul üzerindeki henüz vâdesi gelmemiş rehinler hakkında
gerekli bilgilerle, satışın, gayrimenkul üzerindeki irtifak hakları,
gayrimenkul mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri,
irat senetleriyle birlikte yapılacağı,
6. Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa
bunların müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği,
7. Ne gibi giderlerin alıcıya ait olacağı.
GAYRİMENKUL SATIŞINDA İLAN :
MADDE 93 - Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma
tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilân eder. İlânların
yer, müddet ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekâletince
tâyin olunur.
İlânda, satışın yapılacağı yer, gün, saat ve satılacak gayrimenkulün
durumu ile vasıfları gösterilir.
İlânın birer örneği borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün
tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara
tebliğ olunur.
GAYRİMENKUL MALLARDA ARTIRMA VE İHALE :
MADDE 94 - Artırmaya iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş
rayiç değerin % 7,5'u nispetinde 10'uncu maddenin 1 ilâ 4 üncü
bentlerinde yazılı teminat alınır.
Gayrimenkul artırma sonunda, üç defa bağrıldıktan sonra en çok
artırana ihale olunur. Şu kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul
için biçilmiş olan değerin % 75'ini bulmak lâzımdır. Şayet âmme
alacağına rüçhan olan diğer alacaklar bu gayrimenkul ile temin
edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle rüçhanı olan alacakların
tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları
da karşılaması şarttır.
Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar alıcıya
devredilmez, satış bedelinden ödenir.
Haczedilen gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının
bedeli âmme alacağını karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı
ile istemedikçe artan kısım satılmaz. Gerekirse tapu dairesine
satılacak kısım tefrik ettirilir.
İhale kararının bir örneği borçluya veya vekil veya mümessiline
ve gayrimenkulün tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi
belli olanlara tebliğ olunur.
ARTIRMANIN UZATILMASI :
MADDE 95 - Artırmada yukarıdaki maddede yazılı miktar elde edilmemiş
ise, en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle artırma 7
gün daha uzatılır. 7'nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana
ihale edilir. Evvelce yapılan ilanda bu hususlar belirtilir. Şu
kadar ki, rüçhanlı alacaklı bulunduğu takdirde ihale bedelinin
rüçhanlı alacakla birlikte masrafları da aşması şarttır, aşmazsa
satış yapılamaz.
İHALENİN YAPILAMAMASI :
MADDE 96 - Artırmalarda istekli çıkmadığı veya teklif edilen
bedel 95'inci maddede yazılı olduğu üzere rüçhanlı alacakla, masrafları
aşmadığı takdirde âmme idaresince teferruğ edilinceye kadar gayrimenkul
üzerindeki haciz devam eder.
Bu müddette tahsil dairesine herhangi bir istekli müracaat ettiği
takdirde, bu müracaat alacaklı âmme idaresince uygun görülmek
şartiyle, satış için 7 günlük bir ilân yapılarak gayrimenkul 95'inci
Madde hükümleri dairesinde en çok artırana ihale olunur. Gayrimenkul
teferruğ edilinceye kadar bir istekli çıkmadığı takdirde tahsil
dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa çıkarabilir.
Bu takdirde satış ve ilân hakkında yukarıdaki hükümler ve ihale
için de 95'inci Madde hükümleri tatbik olunur.
GAYRİMENKUL SATIŞ BEDELİNİN TAHSİLİ :
MADDE 97 - Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya
verilen mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir
ve gayrimenkul, satış komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya
çıkarılır. Bu artırmayı alâkadarlara tebliğe hacet olmayıp yalnız
ilanla iktifa olunur ve en çok artırana ihale edilir.
Birinci defa kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki
farkdan ve diğer zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin
faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan
sonra bakiyesi tahsil dairesince tahsil olunur. Faiz % 5'ten hesap
olunur. Aradaki farkın âmme alacağını aşan miktarın bundan mesul
olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan âmme borçlusuna
dairece bir vesika verilir.
GAYRİMENKULLERİN TEFERRUĞU VE GERİ VERİLMESİ
:
MADDE 98 - İkinci artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına
imkân bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı âmme idaresinin
talebi üzerine ve satış komisyonu karariyle âmme idaresince teferruğ
edilebilir. Teferruğ bedeli, gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin
% 50'sidir.
Teferruğ muamelesinin ikmalini müteakıp, takip ve teferruğ masrafları
düşüldükten sonra artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen
gayrimenkul teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle
satışa çıkarılamaz.
Borçlu satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak
bir yıl içinde âmme alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği
takdirde gayrimenkul kendisine geri verilir. Ferağ masrafı borçluya
aittir.
Teferruğ kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75'i
veya fazlasiyle hariçten tâlip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan
vazgeçer.
İHALENİN NETİCESİ FESİH VE TESCİL :
MADDE 99 - Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale
edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin
feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet
yoluyla istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet
için muayyen olan 7 günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin
vereceği karar 10 gün içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini
Temyiz İcra ve İflâs Dairesi tetkik eder. İhale edilen malın değeri
iki bin lirayı aştığı takdirde murafaa istenebilir.İhalenin feshi
veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza
mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak
tebligat şikâyet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikâyet
edilmişse şikâyetin intacından sonra yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İflâs Yoliyle Takip ve Konkordato
İFLAS YOLUYLA TAKİP :
MADDE 100 - Amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflâs Kanunu
hükümleri
dairesinde âmme borçlusunun iflası istenebilir.
İflâs dairesi, âmme alacaklarının iflâs masasına geçirilmesini
temin için, hakkında iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye
şekillerinden hangisinin tatbik edileceğini bulunduğu yerdeki
amme idarelerine zamanında bildirmeye mecburdur.
KONKORDATO :
MADDE 101 - Amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa
dahi tasdik edilen konkordato âmme alacakları için mecburi değildir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Zamanaşımı, Terkin, Yasaklar ve Cezalar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Zamanaşımı ve Terkin
TAHSİL ZAMANAŞIMI :
MADDE 102 - Amme alacağı, vâdesinin rasladığı takvim yılını takip
eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse
zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki
zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin
rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
ZAMANAŞIMININ KESİLMESİ
MADDE 103 - Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir :
1. Ödeme,
2. Haciz tatbiki,
3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit
tahsilat,
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin
kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya
bunlar tarafından yapılması,
7. İhtilâflı âmme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı
verilmesi,
8. Amme alacağının teminata bağlanması,
9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10. İki âmme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı âmme
idaresi tarafından borçlu âmme idaresine borcun ödenmesi için
yazı ile müracaat edilmesi.
11. (Ek: 5035 - 25.12.2003 / m.5 - Yürürlük m.50 a) Amme
alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması
ve/veya ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından
itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir
bozma karariyle kesilmesi halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vâde
gününün rasladığı; âmme alacağının teminata bağlanması veya icranın
kaza mercilerince durdurulması hallerinde zamanaşımı başlangıcı
teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin rasladığı;
takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
ZAMANAŞIMININ İŞLEMEMESİ :
MADDE 104 - Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflâs
etmesi veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat
yapılmasına imkân yoksa bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı
işlemez.
Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden
itibaren başlar veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına
devam eder.
TABİİ AFETLER SEBEBİYLE TERKİN :
MADDE 105 - Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması,
kuraklık, don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen
âfetler yüzünden zarara mâruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin
en az üçte birini kaybedenler adına tahakkuk ettirilmiş ve âfetlerin
zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili âmme alacakları İcra
Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin olunur.
Bu Madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren
6 ay içinde ilgili âmme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.
Bu Madde şumulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli
il veya ilçe idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince
genel olarak belirtilecek esaslar dahilinde ilgili âmme idarelerince
tespit olunur.
Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren âmme alacakları hakkında mezkûr
kanunun 105'inci maddesi hükümleri tatbik olunur.
TAHSİL İMKANSIZLIĞI SEBEBİYLE TERKİN :
MADDE 106 - (Değişik: 2347 - 26.11.1980). (Değişik 1. fıkra:
4108 - 25.5.1995) Yapılacak takip sonunda tahsili imkânsız veya
tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla bulunduğu anlaşılan
(Değişik ibare: 5035 - 25.12.2003 / m.48/2 - Yürürlük m.50
d) "5,000,000.- liraya kadar (5,000,000.- lira dahil)" amme
alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini haiz olanlar tarafından
tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin olunabilir. Bakanlar
Kurulu, bu miktarı on katına kadar artırmaya yetkilidir. (*)
(*) Bakanlar Kurulunun 1.9.1999 tarih ve 99/13326 sayılı Kararı
ile (RG. 28.9.1999 - Sayı: 23830) maddedeki 2.000.000.- lira yukarıdaki
tutara yükseltilmiştir.
(Ek fıkra: 3505 - 3.12.1988) Maliye Bakanı, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre terkin edilecek âmme alacağının miktarını belirlemeye
yetkilidir. Terkin salâhiyetini haiz olanlar bu salâhiyetlerin
tamamını veya bir kısmını mahalli makamlara bırakabilirler.
İKİNCİ BÖLÜM
Yasaklar ve Cezalar
SIRRIN İFŞASI
MADDE 107 - Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler,
bu vazifeleri dolayısıyle Amme borçlusunun ve onunla ilgili kimselerin
şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve hesap durumlarına
ait öğrendikleri sırlarla gizli kalması lazım gelen diğer hususları
ifşa ettikleri takdirde 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Bu sırları kendileri veya başkaları için menfaat temini maksadı
ile ifşa edenler beş aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır
ve bu suçun failleri ile birinci fıkradaki suçun mükerrirlerinin
birdaha Devlet hizmetinde kullanılmamalarına karar verilir.
(Ek fıkralar: 3946 - 26.12.1993) (...) (Madde 107 nin 3., 4.
ve 5. fıkraları, 22.7.1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 82/2 maddesi
hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
(Ek fıkra: 4962 - 30.7.2003 / m.3) Bu Kanunun 41 inci
maddesine göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara,
yapacakları tahsile yönelik bilgilerin verilmesi sırrın ifşaı
sayılmaz. Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye
Bakanlığınca belirlenir.
ARTIRMALARA KATILAMIYACAK VE ARTIRMALARDA MAL
SATIN ALAMIYACAK OLANLAR :
MADDE 108 - Bu Kanunun tatbikinde vazifeli bulunan kimseler,
bu Kanun gereğince paraya çevrilecek malların artırmasına ne kendi
adlarına, ne de diğer kimseler ad ve hesabına iştirak edemiyecekleri
ve bu artırmalardan mal satın alamıyacakları gibi, bu malları
üçüncü şahıslar vasıtasiyle veya üçüncü şahıslara satın aldırıp
onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi satın alamazlar.
Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (Bu derece
dahil) kan ve sıhrî hısımlarına da şâmildir. Bu memnuiyet hilafına
yapılan ihalelerin 99'uncu maddeye göre feshi istenebilir.
Bu Madde hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar
hapis ve altı aydan üç yıla kadar memuriyetten mahrumiyet cezası
ile cezalandırılırlar.
TAKDİR MUAMELELERİNE VE KARARLARA İŞTİRAK EDEMİYECEK
OLANLAR :
MADDE 109 - Bu Kanunun tatbikine satış komisyonu reis ve azasiyle,
bilirkişiler ve yine bu Kanunun tatbiki münasebetiyle kendilerine
intikal edecek hadiselerin karara bağlanmasında itiraz komisyonları
reis ve azası :
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine,
2. Kan veya sıhri hısımlarına ve füruuna, evlatlığına veya kendisini
evlât edinene yahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dâhil),
sıhrî hısımlıkta bu hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan
kalkmış olsa bile üçüncü (Bu derece dahil), dereceye kadar olan
civar hısımlarına,
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere ait işlerin
takdir muamelelerine ve bu işler hakkında verilecek kararlara
iştirak edemezler.
AMME ALACAĞININ TAHSİLİNE ENGEL OLANLAR :
MADDE 110 - Amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine
başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili
zorlaştırmak maksadiyle mallarından bir kısmını veya tamamını:
1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek
gerçek surette,
2. Gizliyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine
geçirerek veya aslı olmıyan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar
vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya azaltır
ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse üç aydan üç yıla
kadar hapis cezasiyle cezalandırılır ve tevellüt eden zarar az
ise verilecek ceza yarısına kadar indirilerek, eğer pek fahiş
ise yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
GERÇEĞE AYKIRI BİLDİRİMDE BULUNANLAR :
MADDE 111 - Bu Kanuna göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı
surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymıyanlar
sulh işlerine bakan mahkemelerce bir aydan bir seneye kadar hapis
cezası ile cezalandırılırlar.
MAL EDİNME VE ARTMALARINI BİLDİRMİYENLER :
MADDE 112 - Usulü dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra,
edinilen mallarla, her türlü mallarında, kazanç ve gelirlerinde
olan artmaları 61'inci Madde hükümleri gereğince zamanında bildirmemek
suretiyle âmme alacağının tahsilini engellemiş veya zorlaştırmış
olanlar sulh işlerine bakan mahkemelerce bir aydan bir seneye
kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılırlar.
AMME BORÇLUSUNA AİT ELLERİNDE BULUNDURDUKLARI
MALLARI BİLDİRMİYENLER :
MADDE 113 - Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları
55'inci maddenin son fıkrası gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler
sulh işlerine bakan mahkemelerce 15 günden 6 aya kadar hafif hapis
cezasiyle cezalandırılırlar.
İSTENECEK BİLGİLERİ VERMİYENLER :
MADDE 114 - Kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı
yolunda bildirimde bulunan amme borçluları bu bildirim ile birlikte
veya bildirimin tarihinden itibaren 15 gün içinde :
1. En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini,
2. Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini
ve amme idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını
bildirmek, nüfus kayıt suretini vermek mecburiyetindedirler.
Bu vazifeyi makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmiyenler
sulh işlerine bakan mahkemelerce bir aya kadar hafif hapis veya
100 liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılırlar.
SUÇLARIN TAKİBİ :
MADDE 115 - 110 ile 114'üncü maddelerde yazılı suçlar, alacaklı
amme idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine
Cumhuriyet Savcılığı tarafından takip olunur.
Bu suçlar bir hükmi şahsın idare ve muamelelerini görme sırasında
işlenmiş ise ceza, hükmi şahsın ortaklarından, mümessil ve vekillerinden,
tasfiye memurlarından idare meclisi reis ve azasından, murakıp
ve müfettişlerinden veya müstahdemlerinden muameleyi yapmış olanlar
hakkında hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Son Hükümler
KALDIRILAN KANUN VE HÜKÜMLER :
MADDE 116 - Aşağıda yazılı kanun ve hükümler yürürlükten kaldırılmıştır:
1. 5 Ağustos 1325 tarihli Tahsili Emval Kanunu,
2. 2 Şaban 1327 tarihli Tahsili Emval Kanununun 11 ve 17'nci
maddelerine müzeyyel fıkarat hakkındaki 18 Kanunusani 1331 tarihli
Kanun,
3. 26.6.1332 tarihli Maadin Nizamnamesinin 57'nci maddesi,
4. 19 Teşrinisani 1336 tarihli ve 48 sayılı Kanun,
5. 1 Teşrinievvel 1337 tarih ve 156 sayılı Kanun ile 26.1.1939
tarih ve
3586 sayılı Kanunun 2'nci maddesi,
6. 20.5.1933 tarih ve 2184 sayılı Kanun,
7. 23.12.1934 tarih ve 2656 sayılı Kanun,
8. 4.7.1934 tarih ve 2560 sayılı Kanunun 2'nci maddesi,
9. 4.7.1934 tarih ve 2566 sayılı Kanunun 12'nci maddesi,
10. 23.12.1935 tarih ve 2871 sayılı Kanunun 6'ncı maddesinin
son fıkrası,
11. 21.8.1940 tarih ve 3911 sayılı Kanun ve bu Kanunun 3'üncü
maddesi ile ilga edilen suveri tahsiliyesi bir kanunu mahsus ile
muayyen olmıyan tekalif ve rüsum hakkındaki 12 Kanunusani 1331
tarihli Kanun,
12. 7.6.1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 103'üncü
maddesinin
son fıkrasının (Mükellefin yapacağı vergi ödemeleri kabul olunmaz)
hükmü ile 352'nci maddesi ve 377'nci maddesinin teminat olarak
alınacak mallara ait hükümleri ,
13. İcraat ve mukataatı vakfiyenin vergi ile birlikte tahsiline
dair 27 rebiulevvel 1331 tarihli Kanunu muvakkat ile bu Kanunu
muaddil 16 Ramazan 1332 ve 26 Temmuz 1330 tarihli Kanun,
14. Kanunların, vergi, resim ve harçların tahsil gecikme zammına
ve tahsil zamanaşımına müteallik hükümleri.
ERKEN ÖDEMEDE İNDİRİM
EK MADDE 1 - (4179 - 29.8.1996) Amme alacağının kanuni ödeme
süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen indirim ve esaslar
uygulanır:
1. Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin
son gününe kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır.
2. Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme
sayılır ve diğer amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar (1)
numaralı bende göre işlem yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz.
3. İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak
kabul edilir ve ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz.
4. Bakanlar Kurulu; (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar
indirmeye, % 8'e kadar artırmaya, amme alacaklarının nev'i ve
vadeleri itibariyle farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.
5. Bu Madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarının nev'ileri
ve dönemleri itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden
amme alacakları için uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı
ile diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
(*)
(*) 29 Ağustos 1996 tarih ve 4179 sayılı Kanunun 2 nci maddesi
hükmü gereğince 1.10.1996 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe
girer.
6. (Ek: 4962 - 30.7.2003 / m.4) Bu Kanunun 41 inci maddesine
göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle komisyonsuz
yapılan ödemelerde, bu MADDE hükmüne göre indirim uygulamasına
esas alınacak ödeme tarihi, paranın alacaklı tahsil dairesi hesabına
geçtiği gündür.
TAHSİLİ EMVAL KANUNUNA GÖRE BAŞLAMIŞ TAKİPLER
:
GEÇİCİ MADDE 1 - Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten evvel Tahsili
Emval Kanununa göre başlamış takiplere ait müteakip muameleler
bu kanunun hükümleri dairesinde cereyan eder.
BU KANUNUN NEŞRİ TARİHİNDE GECİKME ZAMMINA TABİ
OLMIYAN AMME ALACAKLARI :
GEÇİCİ MADDE 2 - Bu Kanunun 51'inci maddesindeki gecikme zamları,
halen gecikme zammına tâbi olmıyan muaccel âmme alacaklarından
bu Kanunun neşri tarihinde ödenmemiş olanların, neşir tarihinden
itibaren altı ay içinde ödenmiyenleri hakkında da tatbik olunur.
BU KANUNA GÖRE TAKİP EDİLECEK VAKIF MUKATAA VE
MÜECCELELERİ :
GEÇİCİ MADDE 3 - Vakıflar İdaresince tahakkuk ettirilip mükelleflerine
şahsen veya bulunamadıkları takdirde ilanen, tebliğ olunup da
tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmiyen vakıf mukataa
ve müecceleleri hakkında da bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
GEÇİCİ MADDE 4 - (Ek: 40 - 6.3.1962) Gelir, kurumlar, dahilde
alınan istihsal, nakliyat ve banka ve sigorta muameleleri vergilerinden,
1.1.1962 tarihinde vadesi geçmiş borcu bulunanlardan 48'inci maddeye
göre yaptıkları tecil talepleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce reddedilmiş olanlar ile haklarında aynı Madde uygulanmış
bulunanların (İktisadi Devlet Teşebbüsleri hariç) bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren bir ay içinde tahsil dairesine yazı ile müracaat
etmeleri şartı ile; son durumları yeniden incelenir.
Bu inceleme sonunda, zor durumda bulundukları anlaşılanların
bakiye borçları (Bu Kanunun şümulüne giren borçlardan 1.1.1962
tarihi ile Kanunun yürürlük tarihi arasında cebren veya rızaen
tahsilât yapılmış ise taksitlendirilmek suretiyle tecil edilecek
miktar borç bakiyesidir.) Maliye Bakanlığınca,48'inci maddedeki
iki yıl kaydı ile bağlı olmaksızın; 1962 bütçe yılı sonunu tecavüz
etmiyecek şekilde; taksitlendirilmek suretiyle münasip müddetle
bir defaya mahsus olmak üzere tecil olunabilir.
Kanunun teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların
teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden
teminatın tamamlanması ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu Madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen
veya tamamen mahalli teşkilata devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi; tahsil dairesince yapılacak
yazılı tebliğ üzerine 15 gün içinde değerini kaybeden teminatın
veya mahcûz malların tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi
hallerinde amme alacağı muaccel olur.
GEÇİCİ MADDE 5 - (Ek: 40 - 23.10.1962) Gelir, kurumlar ve dâhilde
alınan istihsal vergilerinden 1.1.1962 tarihinde vâdesi geçmiş
bulunan sınai işletmeler borçlularından (İktisadi Devlet Teşebbüsleri
hariç) 48'inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı
Kanunun yürürlüğünden önce reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkûr
Madde hükmü uygulanmış bulunanlar ve geçici 4'üncü maddeye göre
yaptıkları tecil talepleri reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkûr
Madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu Kanunun yürürlüğü tarihinden
itibaren bir ay içinde Maliye vergi tahsil dairelerine yazı ile
müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden incelenir.
2.8.9.1997 tarih ve 97/9942 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
1 inci bendde yeralan erken ödeme indirim oranı sıfır (0) olarak
belirlenmiştir.
Yapılan incelemede borçlunun, mevcut sınaî tesisi satılmaksızın
ve sınai tesisin faaliyetinin devamına imkân bırakmıyacak veya
ağır şekilde sekteye uğratacak tedbirlere başvurulmaksızın borcunu
ödeyemiyeceği anlaşıldığı takdirde bir defaya mahsusu olmak üzere
bakiye borçları (500) bin liraya kadar (500.000 lira dâhil) olanların
borçları Maliye Bakanlığınca, (500) bin liradan yukarı olanların
borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir.
Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır.
Evvelce faaliyette bulunduğu halde bu Kanunun yürürlüğü tarihinde
malî imkansızlıkları yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan
sınaî müesseselerin bu hükümden istifadeleri, tecil muamelesinin
ikmâlinden itibaren en geç (6) ay içinde tekrar faaliyete geçmelerine
bağlıdır.
Kanunun, teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların
teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden
teminatın tamamlanması ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu Madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen
veya tamamen mahalli teşkilatına devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince
yapılacak yazılı tebliğ üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden
teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerine başkalarının
gösterilmemesi hallerinde âmme alacağı muaccel olur.
GEÇİCİ MADDE 6 - (Ek: 2975 - 31.1.1984) Bu Kanunun değişik 51
ve 52'nci Madde hükümleri, 1.3.1984 tarihinden önce vadesi geldiği
halde ödenmemiş amme alacakları hakkında da 1.3.1984 tarihinden
itibaren uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 7 - (Ek: 3946 - 26.12.1993) Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24 üncü
maddesi ile değişik 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
asıl addolunan alacakların tahsiline devam edilir ve bu alacaklara
asıl addolundukları tarihten ödendikleri tarihe kadar geçen süre
için gecikme zammı tatbik edilir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır
kusur ve kusur cezalarından vadesi bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce olanlara gecikme zammı tatbik edilmez.
GEÇİCİ MADDE - (251 - 13.6.1963) Bu kanunun yürürlüğe girmesinden
önce mer'i 60 ıncı maddeye göre en büyük mülkiye memurunun veya
tevkil edeceği zatın tasdiki ile tekemmül etmiş ve henüz infazına
başlanmamış olan kararlar değişik 60 ıncı maddeye göre yeniden
alınır. İnfazına başlanmış olanların infazı durdurulur.
YÜRÜRLÜK :
MADDE 117 - Bu Kanun 1 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe girer.
YÜRÜTMEYE MEMUR OLANLAR :
MADDE 118 - Bu Kanun hükümlerini İcra Vekilleri Heyeti yürütür.
|