KANUN NO: 2577
İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU
Kabul Tarihi: 6 Ocak 1982
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 20 Ocak 1982 - Sayı: 17580
5.t.Düstur, c.21 -s.
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL ESASLAR
KAPSAM VE NİTELİK
MADDE 1 - 1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri
ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü,
bu Kanunda gösterilen usullere tabidir.
2. Danıştay Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi
mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak
üzerinde yapılır.
İDARİ DAVA TÜRLERİ VE İDARİ YARGI YETKİSİNİN
SINIRI
MADDE 2 - 1. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) İdarî dava türleri şunlardır:
a) (4577 - 8.6.2000) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,
konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından
dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan
iptal davaları,(*)
b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan
muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları
c) (Değişik: 4492 - 18.12.1999) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz
şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu
hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari
sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin
davalar,
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi
yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara
uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve
işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde
yargı kararı veremezler.
3. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemler idari yargı
denetimi dışındadır.
(*) Anayasa Mahkemesinin, 10 Nisan 1996 tarih ve 22607 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 21.9.1995 gün ve E.1995/27 - K.1995/47
sayılı kararı ile yayımından üç ay sonra yürürlüğe girmek üzere
iptal edilmiş, yukarıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
İDARİ DAVALARIN AÇILMASI
MADDE 3 - 1. (Değişik:4001 - 10.6.1994) İdarî davalar, Danıştay,
idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış
imzalı dilekçelerle açılır.
2. Dilekçelerde;
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve
soyadları veya unvanları ile adresleri,
b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam
ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık
konusu miktar,
e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi
cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası
ve varsa mükellef hesap numarası
Gösterilir.
3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri
dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın
örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
DİLEKÇELERİN VERİLECEĞİ YERLER
MADDE 4 - Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü
evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara
gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına,
idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliklerine
veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir.
AYNI DİLEKÇE İLE DAVA AÇILABİLECEK HALLER
MADDE 5 - (Değişik:4001 - 10.6.1994) 1 - Her idari işlem aleyhine
ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden
bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme
karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
2. Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için
davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya
yol açan maddî olay veya hukukî sebeplerin aynı olması gerekir.
DİLEKÇE ÜZERİNE UYGULANACAK İŞLEM
MADDE 6 - 1. Danıştay idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına
veya 4 ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve
posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak
kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın
yapıldığı tarihte açılmış sayılır.
2. Davcılara, kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü,
pulsuz bir alındı kâğıdı verilir.
3. 4 üncü maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en
geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına
taahhütlü olarak gönderilir. Bu yerlerde harç pulları bulunmadığı
takdirde bunlara karşılık alınan paraların miktarı ve alındı kâğıdının
tarih ve sayısı dilekçelere yazılır.
(Değişik: 4, 5 ve 6 ıncı fıkralar: 4001 - 10.6.1994)
4. Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya
eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde,
otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması
hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hâkimi, mahkeme
başkanı veya hâkim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata
rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde
bir daha tekrarlanır
Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa
davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ
olunur.
5. Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin
yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün
içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği
tetkik hâkimi, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından ilgiliye
tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde
bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi
içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı
tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde
davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ
olunur.
6. (4 ve 5 inci fıkralardaki tebligat re'sen genel bütçeden yapılır.
DAVA AÇMA SÜRESİ
MADDE 7 - 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen
hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde
otuz gündür.
2. Bu süreler
a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların
zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı
olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ
yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde
istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin
yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili
merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen
günden başlar.
3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere
göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine
bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden
itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini
izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması
üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut
her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin
iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline
engel olmaz.
SÜRELERLE İLGİLİ GENEL ESASLAR
MADDE 8 - 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen
günden itibaren işlemeye başlar.
2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadar ki, sürenin son
günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma
gününün bitimine kadar uzar.
3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına
rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten
itibaren yedi gün uzamış sayılır.
GÖREVLİ OLMAYAN YERLERE BAŞVURMA
MADDE 9 - 1. (Değişik: 3622 - 5.4.1990) Çözümlenmesi Danıştayın,
idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adlî
ve askerî yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından
reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen
günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir.
Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi
mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.
2. Adli veya askeri yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle
reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra
birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi,
idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu
süre içinde idari dava açılabilir.
İDARİ MAKAMLARIN SÜKUTU
MADDE 10 - 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek
bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. (Değişik:4001 - 10,6,1994) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten
itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare
ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde
idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin
reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir.
Bu takdirde dava açma süresi işlemez. ancak, bekleme süresi başvuru
tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın
süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra
yetkili idarî makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden
itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.
3. (10 Haziran 1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 5. maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır.)
ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA
MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce,
idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya
yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi
yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir.
Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halind dava
açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar
geçmiş süre de hesaba katılır.
4. (10 Haziran 1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 6. maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır.)
İPTAL VE TAM YARGI DAVALARI
MADDE 12 - İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla
Danıştaya ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası
veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi
ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine,
bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde
verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan
zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde
tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci
madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.
DOĞRUDAN DOĞRUYA TAM YARGI DAVASI AÇILMASI
MADDE 13 - 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların
idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine
veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her
halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye
başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.
Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin
tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün
içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten
itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.
2. Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam
yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı
mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye
başvurma şartı aranmaz.
DİLEKÇELER ÜZERİNE İLK İNCELEME
MADDE 14 - 1. Dilekçeler Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilir
ve Genel Sekreterlikçe görevli dairelere havale olunur.
(Değişik 2., 3. ve 4. fıkralar: 3622 - 5.4.1990)
2.Dilekçeler, idare ve vergi mahkemelerinde, mahkeme başkanının
veya hâkimin havalesi ile kaydolunur.
3. Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir
tetkik hâkimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı
veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdarî merci tecüvüzü,
c) Ehliyet,
d) İdarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir
işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, Yönlerinden
sırasıyla incelenir.
4. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) Dilekçeler bu yönlerden kanuna
aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor
ile bildirilir. Tek hâkimle çözümlenecek dava dilekçeleri için
rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hâkim tarafından
uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra
ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı
tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.
5. İlk incelemeyi yapanlar, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler
veya daire veya mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde
görülmezse, tebligat işlemi yapılır.
6. Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi
halinde de davanın her safhasında 15 inci madde hükmü uygulanır.
İLK İNCELEME ÜZERİNE VERİLECEK KARAR
MADDE 15 - (Değişik:3622 - 5.4.1990) Danıştay veya idare ve vergi
mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda
kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;
a) 3/a bendine göre adlî ve askerî yargının görevli olduğu konularda
açılan davaların reddine; idarî yargının görevli olduğu konularda
ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev
veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya
yetkili mahkemeye gönderilmesine,
b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine,
c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış
hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit
edilecek gerçek hasma tebliğine,
d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere
uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak
yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat
olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat
veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine,
e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine
tevdiine, Karar verilir.
2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya
ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvrma tarihi olarak
kabul edilir.
3. Dilekçelerin 3 üncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi
halinde, yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz.
4. (Değişik:4001 - 10.6.1994) İlk inceleme üzerine Danıştay veya
mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idarî
yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden
reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ
ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, kararın düzeltilmesi
veya temyiz yoluna; tek hâkim kararına karşı ise itiraz yoluna
başvurulabilir.
5. (Ek fıkra: 3622 - 5.4.1990) 1 inci fıkranın (d) bendine göre
dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde
aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir
TEBLİGAT VE CEVAP VERME
MADDE 16 - 1. Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya,
davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.
2. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci
savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez.
Ancak, davalının ikinci savunmasında, davcının cevaplandırmasını
gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa,
davacıya cevap vermesi için bir süre verilir.
3. Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren
otuz gün içinde cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin
bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli
mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak
üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan uzatma talepleri
kabul edilmez.
4. Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara
veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler.
5. (Değişik:4001 - 10.6.1994) Davalara ilişkin işlem dosyalarının
aslı veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay
veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderilir.
DURUŞMA
MADDE 17 - 1. (Değişik:3622 - 5.4.1990) Danıştay ile idare ve
vergi mahkemelerinde açılan iptal ve birmilyar lirayı aşan tam
yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri
malî yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı birmilyar lirayı
aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma
yapılır. (*)
2. Temyiz ve itirazlarda duruşma yapılması tarafların istemine
ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.
3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir.
4. (Değişik:3622 - 5.4.1990) 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara
bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hâkim kendiliğinden duruşma
yapılmasına karar verebilir
5. Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce
taraflara gönderilir.
DURUŞMALARA İLİŞKİN ESASLAR
MADDE 18 - 1. Duruşmalar açık olarak yapılır. Genel ahlakın veya
kamu güvenliğinin gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya
mahkemenin kararı ile, duruşmanın bir kısmı veya tamamı gizli
olarak yapılır.
2. Duruşmaları başkan yönetir.
3. Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan
yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir; hiç biri gelmezse
duruşma açılmaz. İnceleme evrak üzerinde yapılır.
4. Danıştayda görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması
şarttır. Taraflar dinlendikten sonra savcı yazılı düşüncesini
açıklar. Bundan sonra taraflara son olarak ne diyecekleri sorulur
ve duruşmaya son verilir.
5. Duruşmalı işlerde savcılar, keşif bilirkişi incelemesi veya
delil tespiti yapılmasını yahut işlem dosyasının getirtilmesini
istedikleri takdirde, bu istekleri görevli daire veya kurul tarafından
kabul edilmezse, işin esası hakkında ayrıca yazılı olarak düşünce
bildirirler.
DURUŞMALI İŞLERDE KARAR VERİLMESİ
MADDE 19 - (Değişik 1. cümle: 4001 - 10.6.1994) Duruşma yapıldıktan
sonra en geç onbeş gün içinde karar verilir. Ara kararı verilen
hallerde, bu kararın yerine getirilmesi üzerine, dosyalar öncelikle
incelenir.
DOSYALARIN İNCELENMESİ
MADDE 20 - 1. Danıştay ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta
oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden
yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın
gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan
ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,
ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı
sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak
üzere uzatılabilir.
2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği
takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece
önceden takdir edilir ve ara kararında bu husus ayrıca belirtilir.
(*) 1 inci fıkrada geçen “onmilyon” liralık parasal sınırlar,
8.6.2000 tarih ve 4577 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile “birmilyar”
liraya yükseltilmiş ve metne işlenmiştir.
3. Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya
yüksek menfaatlerine veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle
birlikte yabancı devletlere de ilişkin ise, Başbakan veya ilgili
bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz konusu bilgi ve belgeleri
vermeyebilir. (Ek cümle: 10.6.1994 - 4001) Verilmeyen bilgi ve
belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar verilmez
4. (10 Haziran 1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 10. maddesiyle
yürürlükten kaldırılmıştır.)
5. (Değişik: 3622 - 5.4.1990) Danıştay, bölge idare, idare ve
vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen
öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca;
diğer mahkemeler için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu
itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli
işler gözönünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre
incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır.
Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya
göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır(*)
SONRADAN İBRAZ OLUNAN BELGELER
MADDE 21 - Dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgeler,
bunların vaktinde ibraz edilmelerine imkân bulunmadığına mahkemece
kanaat getirilirse, kabul ve diğer tarafa tebliğ edilir. Bu belgeler
duruşmada ibraz edilir ve diğer taraf cevabını hemen verebileceğini
beyan eder veya cevap vermeye lüzum görmezse, ayrıca tebliğ edilmez.
DAVALARIN KARARA BAĞLANMASI
MADDE 22 - 1. Konular aydınlandığında meseleler sırasıyla oya
konulur ve karara bağlanır.
2. 15 inci maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama
usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında
da oylarını kullanırlar. Azınlıkta kalanların görüşleri, kararların
altına yazılır.
TUTANAKLAR
MADDE 23 - Her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve
üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hâkiminin
ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca
dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta
bulunanları gösteren bir tutanak düzenlenir. Bu tutanaklar görüşmelere
katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanır ve dosyalarında
saklanır.
KARARLARDA BULUNACAK HUSUSLAR
MADDE 24 - Kararlarda:
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve
soyadları yahut unvanları ve adresleri,
b) Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin
özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti,
(*) Fıkradaki '' Başkanlık Kurulunca'' ifadesi, 10 Haziran 1994
tarih ve 4001 sayılı Kanunun 10. maddesiyle, '' Başkanlar Kurulunca''
olarak değiştirilmiştir.
c) (Değişik: 10.06.1994 - 4001 s. Y. m.11) Danıştayda görülen
davalarda tetkik hâkimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri,
d) Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış
ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve
soyadları,
e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm;
tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı,
f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği,
g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği,
h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hâkiminin ad
ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları,
ı) Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas
ve karar numarası,
Belirtilir.
KARARLARIN SAKLANMASI VE TEBLİĞİ
MADDE 25 - Kararın mahkeme başkanı ve üyeleri veya hâkimi tarafından
imzalı asıllarından biri, karar dosyasına, diğeri de dava dosyasına
konur, mahkeme mührü ve başkan yahut hâkim, Danıştayda daire veya
kurul başkanı veya görevlendireceği bir üye imzasıyla tasdikli
birer örneği de taraflara tebliğ edilir.
TARAFLARIN KİŞİLİK VEYA NİTELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK
MADDE 26 - 1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeble tarafların
kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı
kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın
ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine
kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar
verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa
yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır
2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
(Değişik 3 ve 4. fıkralar: 3622 - 5.4.1990
3. Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde,
yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır
ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz
kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir
yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması
istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.(*)
4. Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına
dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir.
YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
MADDE 27 - (Değişik:4001 - 10.6.1994) 1. Danıştayda veya idarî
mahkemelerde dava açılması dava edilen idarî işlemin yürütülmesini
durdurmaz.
(*) 3 üncü fıkradaki bir yılllık süre 5 Nisan 1990 tarih ve 3622
sayılı Kanunun Geçici Madde a fıkrası gereğince Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih 10.4.1990'dan itibaren işlemeye başlar.
2. Danıştay veya idarî mahkemeler, idarî işlemin uygulanması
halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idarî
işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler
3. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların
açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri malî
yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün
tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına
göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi
devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme
konulması ile ihtirazı kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan
işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil
işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.
4. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı
süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına
da karar verilebilir.
5. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir;
ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar
arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin
durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından
çözümlenir. İdareden ve adlî yardımdan faydalanan kimselerden
teminat alınmaz.
6. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar;
Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdarî veya
Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarına, bölge idare mahkemesi
kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi
mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı bölge
idare mahkemesine, çalışmaya ara verme süresi içinde ise idare
ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçi
mahkemeye veya kararı veren hâkimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye
kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir
defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir.
İtiraz edilen merciler dosyanın kendisine gelişinden itibaren
yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen
kararlar kesindir.
7. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle
incelenir ve karara bağlanır
KARARLARIN SONUÇLARI
MADDE 28 - 1. (Değişik 1 ve 2. fıkralar: 4001 - 10.6.1994) Danıştay,
bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve
yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre
idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya
mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden
başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz
uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu
kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir.
2. (Değişik: 10.06.1994 - 4001 s. Y. m.13) Tam yargı davaları
hakkındaki kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler
dairesinde infaz ve icra olunur.
3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri
kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan
hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi
ve manevi tazminat davası açılabilir.
4. Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten
yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği
gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat
davası açılabilir.
5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye
tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim,
harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı
ilgili idarece mükellefe bildirilir.
6. Tazminat ve vergi davalarında kararın idareye tebliğinden
itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi
ödenir.
AÇIKLAMA
MADDE 29 - 1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi
mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık değilse, yahut
birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her
biri kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
2. Açıklama dilekçeleri karşı taraf sayısından bir nüsha fazla
verilir.
3. Kararı vermiş olan daire veya mahkeme işi inceler ve gerek
görürse dilekçenin bir örneğini, belirleyeceği süre içinde cevap
vermek üzer, karşı tarafa tebliğ eder. Cevap iki nüsha olarak
verilir. Bunlardan biri, açıklama veya aykırılığın kaldırılmasını
isteyen tarafa gönderilir.
4. Görevli daire veya mahkemenin bu husustaki kararı, taraflara
tebliğ olunur.
5. Açıklama veya aykırılığın kaldırlması, kararın yerine getirilmesine
kadar istenebilir.
YANLIŞLIKLARIN DÜZELTİLMESİ
MADDE 30 - 1. İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları
sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının
düzeltilmesi de istenebilir.
2. 29 uncu maddenin son fıkrası dışnda kalan hükümleri, bu istekler
hakkında da uygulanır.
3. Yanlışlıkların düzeltilmesine karar verilirse, düzeltme ilâmın
altına yazılır.
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU İLE VERGİ USUL
KANUNUNUN UYGULANACAĞI HALLER
MADDE 31 - 1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hâkimin
davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi ehliyet, üçüncü şahısların
davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat
ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin
tespiti, yargılama giderleri, adlî yardım hallerinde ve duruşma
sırasında tarafların mahkemenin sukûnunu ve inzibatını bozacak
hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu hükümleri uygulanır.
2. Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının
çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
(*) Fıkradaki ''altmış'' kelimesi, 10 Haziran 1994 tarih ve 4001
sayılı Kanunun 13. maddesiyle, ''otuz'' olarak değiştirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
İDARİ DAVALARDA YETKİ VE BAĞLANTI İLE GÖREVSİZLİK
VE YETKİSİZLİK HALLERİNDE YAPILACAK İŞLEMLER İDARİ DAVALARDA GENEL
YETKİ
MADDE 32 - 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu
Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş
olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari
işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki
idare mahkemesidir.
2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir.
KAMU GÖREVLİLERİ İLE İLGİLİ DAVALARDA YETKİ
MADDE 33 - 1. (Değişik:3622 - 5.4.1990) Kamu görevlilerinin atanması
ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin
yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. (*)
2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri
veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili
mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
3. (Değişik:3622 - 5.4.1990) kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin
kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme,
yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve
mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici
bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda
yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir
TAŞINMAZ MALLARA VE KAMU İDARELERİNE İLİŞKİN
DAVALARDA YETKİ
MADDE 34 - (Değişik:4001 - 10.6.1994) 1. İmar, kamulaştırma,
yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili
mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara
veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz
malların bulunduğu yer idare mahkemesidir
2. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına
ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülkî
idarî birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni
bağlandığı yer idare mahkemesidir.
TAŞINIR MALLARA İLİŞKİN DAVALARDA YETKİ
MADDE 35 - (Değişik: 3622 - 5.4.1990) Taşınır mallara ilişkin
davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesidir.
(*)
TAM YARGI DAVALARINDA YETKİ
MADDE 36 - İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı
davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla:
a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin
herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin
yapıldığı yer,
c) Diğer hallerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer,
İdari mahkemesidir.
(*) 5 Nisan 1990 tarih ve 3622 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
10.4.1990 tarihinden önce 33 ve 35 inci maddelere göre açılmış
olan davalar, Geçici Madde b fıkrası gereğince aynı mahkemece
sonuçlandırılır.
VERGİ UYUŞMAZLIKLARINDA YETKİ
MADDE 37 - Bu Kanununa göre vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme:
a) Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri
tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen,
b) (Ek:4001 - 10.6.1994) Gümrük Kanununa göre alınması gereken
vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikâyet yoluyla vrgi düzeltme
taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve
benzeri malî yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren,
c) Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında,
ödeme emrini düzenleyen,
d) Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan,
Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
BAĞLANTILI DAVALAR
MADDE 38 - 1. (Ek:4001 - 10.6.1994) Aynı maddî veya hukukî sebepten
doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek
nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.
2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden
fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda
bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya
doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.
3. Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde
dava dosyası Danıştaya gönderilir.
4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idar mahkemesinin yargı
çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya
gönderilir.
5. Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çerçevesindeki
mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine
gönderilir. (**)
BAĞLANTININ DANIŞTAYCA İNCELENMESİ
MADDE 39 - 1. Danıştayın dava konusu uyuşmazlığı incelemeye yetkili
dairesi, bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle inceler
ve karar verir.
2. Danıştay bağlantının bulunduğuna karar verdiği takdirde:
a) (Değişik:3622 - 5.4.1990) Davalardan biri Danıştayda açılmış
ve çözümlenmesi Danıştayın görevine dahil bir uyuşmazlıkla ilgili
ise, davaların tümü Danıştayda görülür ve durum ilgili mahkemelere
ve taraflara bildirilir
b) Davaların çözümlenmesi, ayrı bölge idare mahkemesinin yargı
çevresindeki idare veya vergi mahkemelerinin görevlerine giren
uyuşmazlıklarla ilgili ise, Danıştayın ilgili dairesi yetkili
mahkemeyi kararında belirtir ve dosyaları bu mahkemeye göndererek
diğer mahkemeye veya mahkemelere durumu bildirir. Yetkili mahkeme
de durumu ilgililere duyurur.
c) (Değişik:4001 - 10.6.1994) Danıştayca verilen karar bağlantı
bulunmadığı yolunda ise, dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
BAĞLANTININ BÖLGE İDARE MAHKEMESİNCE İNCELENMESİ
MADDE 40 - 1. Bölge idare mahkemesi bağlantılı dava dosyalarını
öncelikle ve ivedilikle inceler ve kararını verir. Bölge idare
mahkemesince verilen karar, bağlantının bulunduğu yolunda ise,
yetkili mahkeme kararda belirtilmek suretiyle dosyalar yetkili
mahkemeye gönderilir. Durum ayrıca diğer mahkemeye de duyurulur.
Yetkili kılınan mahkeme durumu ilgililere bildirir.
(*) 10 Haziran 1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 17. maddesiyle
(b) ve (c ) bent harfleri sırasıyla (c ) ve (d) olarak değiştirilmiştir.
(**) 10 Haziran 1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 18. maddesi
ile 1 inci fıkra eklenmiş ve mevcut (1), (2), (3) ve (4) olan
fıkra numaraları sırasıyla (2), (3), (4) ve (5) olarak değiştirilmiştir.
2. Bölge idare mahkemesince verilen karar bağlantı olmadığı yolunda
ise, dosyalar ilgili mahkemelere geri gönderilir.
BAĞLANTININ MAHKEMELERCE KABUL EDİLMEMESİ
MADDE 41 - Bağlantı iddiaları mahkemelerce kabul edilmediği takdirde,
bu hususta verilen ara kararı taraflara tebliğ edilir. Taraflar,
tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içerisinde, aynı yargı çevresindeki
mahkemeler için o yer bölge idare mahkemesine, 38 inci maddenin
2 ve 3 ncü fıkrasındaki durumlarla ilgili davalar için Danıştaya
başvuruda bulunabilirler. Başvuru üzerine bölge idare mahkemesi
veya Danıştay görevli dairesince durum, yukarıdaki maddelerde
yazılı usullere göre incelenerek karara bağlanır.
BAĞLANTILI DAVALARLA İLGİLİ DİĞER ESASLAR
MADDE 42 - 1. Bağlantının varlığı yolunda idare ve vergi mahkemelerince
veya bu konuda yapılacak itiraz üzerine bölge idare mahkemesi
veya Danıştayca bağlantı hakkında karar verilinceye kadr usuli
işlemler durur.
2. Bağlantıya ilişkin işlemler sonuçlandırıldıktan sonra bu davalara
bakmak yetkili kılınan mahkeme veya Danıştay, davalara bırakıldığı
yerden devam eder.
3. Bağlantının bulunup bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi
ve Danıştay kararları kesindir.
GÖREVSİZLİK VE YETKİSİZLİK HALLERİNDE YAPILACAK
İŞLEM
MADDE 43 - 1. İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev
alanına giren bir davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle
davanın reddine karar verirlerse dosyayı Danıştaya veya görevli
ve yetkili idare veya vergi mahkemesine gönderirler
a) Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı
görevi içinde görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine
karar verir.
b) Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği
mahkeme kendisini görevsiz veya yetkisiz gördüğü takdirde, söz
konusu mahkeme ile ilk görevsizlik veya yetkisizlik kararını veren
mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı çevresinde ise, uyuşmazlık
bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştayca çözümlenir
2. Görev ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince
verilen kararlar ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara
tebliğ olunur.
3. Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları
ile ilgili olarak verilen kararlar kesindir.
4. Bu madde hükümleri gereğince verilen kararlar ile görevli
ve yetkili kılınan mahkemeye yeniden dava açılması halinde harç
alınmaz.
(5 inci fıkra 5 Nisan 1990 tarih ve 3622 sayılı Kanunun 27 maddesi
ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
MERCİ TAYİNİ
MADDE 44 - 1. Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına fiili veya
hukuki bir engel çıktığı veya iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında
tereddüt edildiği veya iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili
olduklarına karar verdikleri hallerde dava dosyaları, tarafların
veya mahkemelerin istemi üzerine merci tayini için:
a) Uyuşmazlığın aynı yargı çevresindeki mahkeme veya mahkemeler
arasında çıkması halinde, o yargı çerçevesindeki bölge idare mahkemesine,
b) Sair hallerde Danıştaya,
Gönderilir.
2. Danıştay ve bölge idare mahkemesi görevli ve yetkili mahkemeyi
kararlaştırır.
3. Danıştay ve bölge idare mahkemesinin bu konuda vereceği kararlar
kesindir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
KARARLARA KARŞI BAŞVURU YOLLARI
İTİRAZ
MADDE 45 - 1. (Değişik: 4577 - 8.6.2000) İdare ve vergi mahkemelerinin;
a) İlk ve orta öğretim öğrencilerinin sınıf geçmelerine ve notlarının
tespitine ilişkin işlemlerden,
b) Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların
ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili
organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici
görevlendirme, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine
ilişkin idari işlemlerden,
c) 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin
Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından,
d) 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz
Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 3294 sayılı
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu
kurum ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan
aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan,
e) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca verilen işyeri kapatma
cezalarından,
Kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihai kararlar
ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine
hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki
bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.
2. (Değişik: 4577 - 8.6.2000) İdare ve vergi mahkemelerinin yukarıdaki
fıkra uyarınca verdikleri nihai kararlara karşı itiraz süresi,
tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gündür.
3. İtiraz, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
4. Bölge idare mahkemesi evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda,
maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeter görürse veya itiraz
sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz olunan karardaki
maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında
karar verir. Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi
yaparak esas hakkında yeniden karar verir. (Ek cümle:3622 - 5.4.1990)
Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan itirazı
haklı bulduğu veya davaya görevsiz hakim tarafından bakılmış olması
hallerinde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir, bölge
idare mahkemesinin bu kararları kesindir.
5. Bölge idare mahkemesinin kararları kesindir; temyiz yoluna
başvurulamaz.
6. (Değişik: 4577 - 8.6.2000) İtiraza konu edilen kararı veren
ya da karara katılan hâkim, aynı davanın itiraz yoluyla bölge
idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.
TEMYİZ
MADDE 46 - (Değişik:3622 - 5.4.1990) 1. Danıştay dava daireleri
ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararları, başka kanunlarda
aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda temyiz edilebilir.
2. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen
hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin
nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde
danıştayda temyiz yoluna başvurulabilir.
TEMYİZ EDİLEMEYECEK KARARLAR
MADDE 47 - (Değişik: 4577 - 8.6.2000) İdare ve vergi mahkemelerinin
itiraz yolu açık olan kararları temyiz edilemez.
TEMYİZ DİLEKÇESİ
MADDE 48 - (Değişik: 3622 - 5.4.1990) 1. Temyiz istemleri Danıştay
Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır.
2. Temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi
gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması
hususu, kararı veren Danıştay veya mahkemece ilgiliye tebliğ olunur.
Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış
sayılmasına Danıştay veya mahkemece karar verilir.
3. Temyiz dilekçeleri, ilgisine göre kararı veren mahkemeye,
Danıştaya veya 4 üncü maddede belirtilen mercilere verilir ve
kararı veren mahkeme veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edilir.
Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir.
Cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği
dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabilir. Bu takdirde bu dilekçeler
temyiz dilekçesi yerine geçer.
4. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) Kararı veren danıştay dairesi
veya mahkeme, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten
sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya Kurula
gönderir.
5. Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri,
karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte, yürütmenin durdurulması
istemi hakkında karar verilmek üzere kararı veren mahkemece Danıştay
başkanlığına, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda,
görevli dairece konusuna göre İdarî veya Vergi Dava Daireleri
Genel Kuruluna gönderilir. Danıştayda görevli daire veya kurul
tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verildikten
sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül
ettirilir.
6. Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının
ödenmemiş olması halinde kararı veren; mahkeme veya Danıştay daire
başkanı tarafından verilecek onbeş günlük süre içerisinde tamamlanması,
aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene
yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler
tamamlanmadığı takdirde, mahkeme, ilk derece mahkemesi olarak
davaya bakan Danıştay dairesi, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına
karar verir. Temyizin kanunî süre geçtikten sonra yapılması halinde
de kararı veren mahkeme, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan
Danıştay dairesi, temyiz isteminin reddine karar verir. Mahkemenin
veya Danıştay dairesinin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında
belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına
karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde
temyiz yoluna başvurabilir.
7. (Ek fıkra: 4001 - 10.6.1994) Temyiz dilekçesi verilirken gerekli
harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına
göre düzenlenmediği ve temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı
hususlarının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve
kurulunca saptanması hallerinde de 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü
edilen kararlar daire ve kurulca verilir
KARARIN BOZULMASI
MADDE 49 - 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay:
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması,
Sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
(Değişik 2 ve 3. fıkralar: 3622 - 5.4.1990)
2. Temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların
düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar
verilir.
3. Kararın bozulması halinde dosya, Danıştayca kararı veren mahkemeye
gönderilir. Mahkeme, dosyayı diğer öncelikli işlere nazaran daha
öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak
yeniden karar verir.
4. Mahkeme bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebilir. Israr
kararının ilgili tarafından temyizi halinde, dava, konusuna göre
Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenir.
Danıştayın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin
kararı bozulur; aksi halde onanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava
Daireleri Genel Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.
5. Kararların kısmen onaylanması ve kısmen bozulması hallerinde
kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
6. (Ek fıkra: 3622 - 5.4.1990) Danıştayın ilk derece mahkemesi
olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde de bu maddenin
4 üncü fıkrası hariç diğer fıkraları kıyasen uygulanır.
TEMYİZEN VERİLEN KARAR ÜZERİNE YAPILACAK İŞLEM
MADDE 50 - (Değişik:3622 - 5.4.1990) Temyiz incelemesi sonucunda
verilen karar, dosyayla birlikte kararı veren mahkeme veya Danıştay
dairesine gönderilir. Bu karar, dosyanın mahkeme veya Danıştay
dairesine geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara
tebliğ edilir.
KANUN YARARINA BOZMA
MADDE 51 - (Değişik 1 ve 2. fıkralar: 3622 - 5.4.1990) Bölge
idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve
Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden
geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki
hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği
lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına
temyiz olunabilir.
2. Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına
bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya
Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
3. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve
Resmî Gazete'de yayımlanır.
TEMYİZ VEYA İTİRAZ İSTEMLERİNDE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
MADDE 52 - 1. (Değişik: 3622 - 5.4.1990) Temyiz veya itiraz yoluna
başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının
yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında
yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili
Danıştay dava dairesi, kurulu veya itirazı incelemeye yetkili
bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (Ek cümle:4001 - 10.6.1994)
Davanın reddine ilişkin kararların temyizi halinde, dava konusu
işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27
nci maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.
2. İptal davalarında teminat istenmeyebilir.
3. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
4. Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
MADDE 53 - 1. (Değişik ilk cümle:3622 - 5.4.1990)
Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen
kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın
yenilenmesi istenebilir.
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın
eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın
verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş
veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar
olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş
olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında
bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilâm hükmünün, kesinleşen bir
mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme
kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile
kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp
karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hâkimin katılmasıyla
karar verilmiş olması,
h) (Değişik:4001 - 10.6.1994) Tarafları, konusu ve sebebi aynı
olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın
verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme
yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı
bir karar verilmiş bulunması.
ı) (Ek: 4928 - 15.7.2003 / m.6) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana
Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin
ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
2. Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan
mahkemece karara bağlanır.
3. (Değişik:4001 - 10.6.1994) Yargılamanın yenilenmesi süresi,
1/h bendinde yazılı sebep için on yıl, diğer sebepler için altmış
gündür. (Değişik 1. cümle: 4928 - 15.7.2003 / m.6) Yargılamanın
yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı
sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep
için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten
itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler,
dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi
izleyen günden başlatılarak hesaplanır.
KARARIN DÜZELTİLMESİ
MADDE 54 - 1. (Değişik ilk cümle:3622 - 5.4.1990) (*)Danıştay
dava daireleri ve İdarî veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının
temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin
itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus
olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca;
a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda
karşılanmamış olması,
b) Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,
c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,
d) (Değişik:3622 - 5.4.1990) Hükmün esasını etkileyen belgelerde
hile ve sahtekârlığın ortaya çıkmış olması, Hallerinde kararın
düzeltilmesi istenebilir.
2. (Değişik: 3622 - 5.4.1990) Danıştay dava daireleri ve İdarî
veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları ile bölge idare mahkemeleri,
kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıdırlar.
3. ( 5 Nisan 1990 tarih ve 3622 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi
ile yürürlükten kaldırılmıştır.)
3. (Değişik: 4001 - 10.6.1994) Kararın düzeltilmesi istekleri
esas kararı vermiş olan daire, kurul ve bölge idare mahkemesince
incelenir. Dosyanın incelenmesinde tetkik hakimliği yapanlar,
aynı konunun düzeltme yoluyla incelenmesinde bu görevi yapamazlar.(*)
(*) 5 Nisan 1990 tarih ve 3622 sayılı Kanunun Geçici Madde d
fıkrası gereğince, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği 10.4.1990 tarihinden sonra, verdiği
nihai kararlara karşı temyiz isteminde bulunulabilir. Ancak, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemesi olarak
verilen kararlara karşı yapılmış veya yapılacak karar düzeltme
istemleri, ilgili dairece incelenerek sonuçlandırılır.
YARGILAMANIN YENİLENMESİNE VE KARARIN DÜZELTİLMESİNE İLİŞKİN
ÖZEL HÜKÜMLER
MADDE 55 - 1. İsteğin ilişkin olduğu konu, diğer bir daire veya
mahkemenin görevine girmiş ise karar bu daire veya mahkemece verilir.
2. Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir
ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar
verilir.
3. (Değişik:4001 - 10.6.1994) Yargılamanın yenilenmesi ve kararın
düzeltilmesi istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise,
istemin reddine karar verilir.
4. Yargılamanın yenilenmesi ve kararın düzeltilmesi istemlerinde
duruşma yapılması, görevli daire veya mahkemenin kararına bağlıdır.
5. 53, 54 ve bu madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın
yenilenmesinde ve kararın düzeltilmesinde bu Kanunun diğer hükümleri
uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
DANIŞTAYDA ÇEKİNME VE RET
MADDE 56 - 1. Davaya bakmakta olan dava dairesi başkan ve üyelerinin
çekinme veya reddi halinde, bunlar hariç tutulmak suretiyle, o
daire kurulu tamamlanarak, bu husus incelenir, çekinme veya ret
istemi yerinde görülürse işin esası hakkında da bu kurulca karar
verilir.
2. Çekinen veya reddedilenler ikiden fazla ise bu husustaki istem,
idari dava dairesi başkan ve üyeleri için İdari Dava Daireleri
Genel Kurulunda, vergi dava dairesi başkan ve üyeleri için Vergi
Dava Daireleri Genel Kurulunda incelenir. Çekinen veya reddedilen
başkan ve üyeler bu kurullara katılamazlar. Üye noksanı diğer
dava dairelerinden tamamlanır. Bu kurullarca çekinme veya ret
istemi kabul edildiği takdirde davanın esası hakkında da bu kurullarca
karar verilir.
3. İdari Dava Daireleri Genel Kurulu ile Vergi Dava Daireleri
Genel Kurulu başkan ve üyelerinden bir kısmının davaya bakmaktan
çekinmesi veya reddi halinde noksan üyelikler diğer dava dairelerinden
tamamlanır.
4. İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının toplanmasına
engel olacak sayıda ret istemlerinde bulunulamaz ve çekinilemez.
5. Danıştay Tetkik hâkimleri ve savcıları sebeplerini bildirerek
çekinebilecekleri gibi taraflarca da reddedilebilirler. Bunlar
hakkındaki çekinme veya ret istemleri davaya bakmakla görevli
daire tarafından incelenerek karara bağlanır.
MAHKEMELERDE ÇEKİNME VE RET
MADDE 57 - 1. Tek hâkimle görülen davalarda hâkimin reddi istemi,
reddedilen hâkimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenir.
2. İtiraz üzerine veya doğrudan davaya bakmakta olan bölge idare
mahkemesi ile idare ve vergi mahkemesi başkan ve üyelerinin reddi
istemi, reddedilen başkan ve üyenin katılmadığı bölge idare, idare
ve vergi mahkemesince incelenir.
(*) 4 üncü fıkranın numarası, 5 Nisan 1990 tarih ve 3622 sayılı
Kanunun 23 üncü maddesi ile (3) olarak değiştirilmiştir.
3. İdare ve vergi mahkemelerinde reddedilen başkan ve üye birden
çok ise istem bölge idare mahkemesince incelenir. Bölge idare
mahkemelerinde reddedilen başkan veya üye birden çok ise istem
Danıştayca incelenir.
4. Danıştayca ve bu mahkemelerce ret istemleri yerinde görülürse
işin esası hakkında da karar verilir.
5. Davaya bakmaktan çekinme halinde diğer bir hâkimin görevlendirilmesi
ile mahkemenin noksan üyesinin tamamlanması veya görevli mahkemenin
belirlenmesinde yukardaki hükümler uygulanır.
İDARİ DAVALARDA DELİLLERİN TESPİTİ
MADDE 58 - 1. Taraflar, idari dava açtıktan sonra bu davalara
ilişkin delillerin tespitini ancak davaya bakan Danıştay, idare
ve vergi mahkemelerinden isteyebilirler.
2. Davaya bakan Danıştay, İdare ve Vergi Mahkemeleri istemi uygun
gördüğü takdirde üyelerden birini bu işle görevlendirebileceği
gibi, tespitin mahalli, idari veya adli yargı mercilerince yaptırılmasına
da karar verebilir.
3. Delillerin tespiti istemi, ivedilikle karara bağlanır.
YOL GİDERLERİ, TAZMİNAT VE GÜNDELİKLER
MADDE 59 - 1. Danıştay meslek mensupları ile Danıştayda görevli
idari yargı hâkim ve savcılarından keşif, bilirkişi incelemesi
veya delillerin tespiti için görevlendirilenlere gerçek yol giderleri
ile görevde geçen günler için net aylık tutarlarının otuzda biri
oranında gündelik verilir. Bu gündelikler, zorunlu giderleri karşılamazsa,
aradaki fark belgelere dayalı olmak şartı ile ayrıca ödenir. Ancak,
bu suretle yapılacak ödemeler, gündeliklerin yüzde ellisini geçemez.
2. (Değişik:4001 - 10.6.1994) Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri
hâkimleri ile diğer görevlilerin yol giderleri ve tazminatları
hakkında 3717 sayılı Adlî Personel ile Devlet Davalarını Takip
Edenlere Yol Giderleri ve Tazminat Verilmesi ile 492 sayılı Harçlar
Kanununun Bir Maddesinin yürürlükten Kaldırılması Hakkında Kanun
hükümleri uygulanır.
TEBLİĞ İŞLERİ VE ÜCRETLER
MADDE 60 - (Değişik:3622 - 5.4.1990) Danıştay ile bölge idare,
idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat
Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere
ait ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir.
ÇALIŞMAYA ARA VERME
MADDE 61 - 1. (Değişik:3622 - 5.4.1990) (Değişik 1. Cümle: 4001
- 10.6.1994) Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl Temmuz
ayının yirmisinden Ağustos ayının yirmibirine kadar çalışmaya
ara verirler. Ancak, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare
mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan idare ve vergi
mahkemeleri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler,
62 nci maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam
ederler.
2. Ara verme süresi içinde; bölge idare mahkemesi başkanının
önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, her bölge
idare mahkemesi merkezinde idare ve vergi mahkemesi başkan ve
üyeleri arasından görevlendirilecek üç hâkimin katıldığı bir nöbetçi
mahkeme kurulur. Nöbetçi kalanlardan en kıdemli başkan, yoksa
en kıdemli üye nöbetçi mahkemenin başkanlığını yapar.
3. (Değişik:4001 - 10.6.1994) Çalışmaya ara vermeden yararlanamayanlar
ve nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır.
NÖBETÇİ MAHKEMENİN GÖREVLERİ
MADDE 62 - Nöbetçi mahkeme çalışmaya ara verme süresi içinde
aşağıda yazılı işleri görür.
a) Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler,
b) Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler.
KALDIRILAN HÜKÜMLER
MADDE 63 - Vergi Usul Kanununun vergi uyuşmazlıklarına ilişkin
379 ila 412 nci madde hükümleri, bu Kanunla kurulan vergi mahkemelerinin
göreve başladıkları tarihte yürürlükten kalkar.
EK MADDE 1 - (3622 - 5.4.1990) (Değişik: 4577 - 8.6.2000) Bu
Kanunun 17 nci maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı
başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların,
o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi
hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan
edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Bu şekilde belirlenen sınırların onmilyon lirayı aşmayan kısımları
dikkate alınmaz.
EK MADDE 2 - (3622 - 5.4.1990) Belediyeler ile il özel idarelerinin
seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin
olarak yetkili mercilerden Danıştaya gönderilen dosyalar; belediye
başkanlarının düşmesi istemine dair ise belediye başkanlarının,
belediye meclislerinin veya il genel meclislerinin feshi istemine
ilişkin ise meclis başkanvekilinin savunması onbeş gün içinde
alındıktan sonra veya bu süre içerisinde savunma verilmediği takdirde
sürenin bittiği tarihte tekemmül etmiş sayılır ve kanunlarda gösterilen
karar süreleri bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Karar dosya
üzerinden verilir.
Bu kararlara karşı tebliğini izleyen günden itibaren onbeş gün
içerisinde İdarî Dava Daireleri Genel Kuruluna itiraz edilebilir.
İtiraz bir ay içerisinde sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen
karar kesindir.
EK MADDE 3 - (3622 - 5.4.1990) (Anayasa Mahkemesinin 1 Ekim 1991
tarih ve E.1990/40-K.1991/33 sayılı kararıyla iptal edilmekle
hükmü kalmamıştır.)
GEÇİCİ MADDE 1 - Bu Kanunun uygulanmasında, 27.10.1980 tarih
ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 2 - Yeni Anayasa yürürlüğe girinceye ve Sayıştayla
ilgili yasal bir düzenleme yapılıncaya kadar, Sayıştayın yargı
kararlarına karşı açılan davalar, idarî yargı mercilerinin denetimi
dışındadır.
GEÇİCİ MADDE 3 - (Ek: 4124 - 23.7.1995) 10.6.1994 tarihli ve
4001 sayılı Kanunla otuziki güne indirilen çalışmaya ara verme
süresi, adlî yargı için öngörülen adlî ara verme süresine ilişkin
değişiklik yürürlüğe girinceye kadar, her yıl Temmuz ayının yirmisinden
Eylül ayının beşinci gününün mesai bitimine kadar uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 4 - (4577 - 8.6.2000) Bu Kanunun 45 inci maddesinin
değişik (1) numaralı fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili
olarak verilen nihai kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği
tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine
kararı bozulan mahkemece verilen kararlar, Danıştayda temyiz edilebilir.
GEÇİCİ MADDE 5.- (Ek: 4928 - 15.7.2003 / m.7) 53 üncü maddenin
(1) numaralı fıkrasının (ı) bendi, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları
ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında
uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş olan
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ilişkin yargılamanın
yenilen_ mesi istemleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde yapılır.
GEÇİCİ MADDE 1 - (4001 - 10.6.1994) Bu Kanunun 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin 1 ve 4 üncü fıkralarında
değişiklik yapan hükümleri, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra verilecek kararlar hakkında uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 2 - (4001 - 10.6.1994) (Anayasa Mahkemesinin, 27
Aralık 1996 tarih ve 22860 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.9.1995
gün ve E.1995/46- K.1995/49 sayılı kararı ile iptal edilmekle
hükmü kalmamıştır.
YÜRÜRLÜK
MADDE 64 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
YÜRÜTME
MADDE 65 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|