
Avrupa Birliği Devlet ve Hükûmet Başkanlarının 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki’de yaptıkları zirve toplantısında Türkiye’nin adaylık statüsünün resmi nitelik kazanmasından sonra diğer tüm aday ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de bir "katılım öncesi süreç" başlamıştır.
AB, Türkiye için Katılım Ortaklığı Belgesini 8 Mart 2001 tarihinde kabul ederek 24 Mart 2001 tarihinde, malî işbirliği için gerekli çerçeve tüzüğünü de 17 Aralık 2001 tarihinde kabul ederek 27 Aralık 2001 tarihinde kendi resmî gazetesinde yayımlamıştı. Türkiye de "AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Programı"nı 19 Mart 2001 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildikten sonra 24 Mart 2001 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlamıştır. Ulusal Programda yer alan ve taahhüt edilen önlemler için öngörülen takvim "kısa vade" ve "orta vade"’den oluşmaktadır. Kısa vade, Katılım Ortaklığı Belgesinde de olduğu gibi bir yıldır. Siyasî kriterler dışındaki önlemler için öngörülen orta vade ise kısa vade kadar belirgin olmasa bile yaklaşık üç- dört yıllık bir dönemi kapsamaktadır.
Ulusal Programın uygulamasının değerlendirmesi yapılırken kamuoyundaki tartışmalar kaçınılmaz olarak üyelik müzakerelerinin gerçekleştirilmesi için yerine getirilmesi gereken siyasî kriterler üzerine yoğunlaşmış, Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde çok önemli rol oynama potansiyeline sahip "ekonomik kriterler" ve "müktesebat uyumu" alanlarında kaydedilen gelişmeler nedense geri plânda kalmıştır. Oysa ekonomik kriterlerin yerine getirilmesi Türkiye’de makro ekonomik istikrarın sağlanmasının yanı sıra piyasa ekonomisinin yasal ve kurumsal temelinin tam anlamı ile oluşmasına yol açacaktır. AB hukuk sistemini ve AB’nin bütünleşme süreci boyunca ortaya çıkan ve gelişen ilke ve değerleri temsil eden AB Müktesebatı da Türkiye’de yaşamın her kesimini etkileyecek kapsamlı değişikliklere yol açacaktır.
Ulusal Programın uygulanmasına bakıldığında ekonomik kriterlerin karşılanması açısından oldukça başarılı olduğumuz görülür. Hükûmetimizin uygulamakta olduğu ekonomik programın da gereği olarak Avrupa Birliği Ekonomik Kriterleri’nin karşılanması hususunda yasal altyapı büyük ölçüde tamamlanmıştır. Makro ekonomik dengenin ve bu vasıtayla mali disiplin ve yapısal reformların sağlanabilmesi için yapılan çalışmalar hızlanmıştır. Özellikle malî sektörün yeniden yapılandırılmasına; kamu finansmanının güçlendirilmesi ve devlette şeffaflığın artırılmasına yönelik yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş ve rekabetin artırılması ve ekonomide etkinliğin sağlanmasına yönelik reformlarda önemli mesafe kaydedilmiştir.
Müktesebat Uyumu Alanında Kaydedilen Gelişmeler
Malların Serbest Dolaşımı
Bu alanda, Türkiye’nin AB’nin sanayi ürünlerindeki teknik mevzuatına uyumunu tamamlaması gerekmektedir. Bu yükümlülük, gümrük birliğinin işleyiş kurallarını belirleyen 1/95 ve buna dayanılarak çıkarılan 2/97 sayılı Ortaklık Konseyi Kararlarından, yani Türkiye’nin AB ile kurmuş bulunduğu ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu kapsamda kısa vadede çıkarılması öngörülen "Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanması ile İlgili Çerçeve Kanun" çıkarılmıştır. Ulusal Programda yer alan yasal önlemler bağlamında sorumluluklarımız büyük ölçüde yerine getirilmiştir. Ancak bu alanda kısa vadede üstlenilmesi öngörülmüş olan ikincil mevzuatın % 80’ine yakını ile ilgili olarak uyum çalışmaları henüz tamamlanamamıştır.
Ayrıca Kamu ihaleleri alanında uluslar arası normlara uygun olarak şeffaflığın ve tarafsızlığın, rekabetin ve kamuoyu denetiminin en geniş şekilde sağlanması ve AB mevzuatı ile paralelliğin temini amacıyla mevcut 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun yerine yeni bir Kamu İhale Kanunu (bu orta vadeli bir yükümlülük olmasına karşın) çıkarılmıştır. Ayrıca kamu ihalelerine ilişkin uygulamayı yönlendirmek ve şikayetleri çözüme bağlamak üzere oluşturulan Kamu İhale Kurulu başkan ve üyelerinin atamaları ise 2002/3892 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile gerçekleştirilmiştir.
Sermayenin Serbest Dolaşımı
Sermayenin serbest dolaşımı açısından Türk mevzuatı büyük ölçüde AB mevzuatına uyumlu durumdadır. Ulusal Programda bu alanda yapılması gereken değişikliklerin orta vadede tamamlanması öngörülmüştür. Söz konusu müktesebat başlığı altında hazırlanan "Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu" TBMM’ye sunulacaktır.
Hizmetlerin Serbest Dolaşımı
Malî hizmetler alanındaki uygulamalar genel olarak AB mevzuatı ile uyumlu olduğundan malî hizmetler dışındaki hizmetler açısından mevcut olan ulusal tercihler ve kısıtlamaların tespiti ve giderilebilmesi için öncelikle uygun bir eşgüdümle çalışmaların başlatılması öngörülmektedir. Bu çalışmalar başlatılmıştır. Ayrıca malî hizmetler alanında kısa vadede öngörülmüş olan beş adet yasal tedbirden "Bankalar Kanununda Değişiklik Yapan 4672 Sayılı Kanun" , Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu" olmak üzere sadece ikisi gerçekleştirilmiştir. Yasal önlemler arasında yer alan "Sigortacılık Sektörünün Düzenlenmesi ve Denetimi ile İlgili Kanun Tasarısı" hazırlama çalışmaları devam etmekte olup, "Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Kanun Tasarısı" son aşamasına gelmiştir. Yukarıda adı geçen kanunların çıkarılması ve "Mükerrer Sigortalar Hakkındaki Kanun"un yürürlükten kaldırılması ile bu konudaki yasal tedbirlerin tamamı yerine getirilmiş olacaktır.
Şirketler Hukuku
Bu alandaki Türk mevzuatı genel olarak AB mevzuatı ile uyumlu olmakla beraber, bazı konular açısından Türk mevzuatında kısmî değişikliklere ihtiyaç bulunmaktadır. Bu başlık altında taahhüt edilmiş olan yasal önlemlerden, "Entegre Devre Topografyaların Korunmasına Dair Kanun Tasarısı" nın "Endüstriyel Tasarımların Uluslararası Tesciline İlişkin Lahey Anlaşması Cenevre Metnine Katılım İçin Gerekli Kanun" un, "Marka Kanunları Antlaşmasına Katılım İçin Gerekli Kanun"un "Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Hakların Korunmasına İlişkin Kanun Tasarısı"nın bir an önce yasalaşması ve WIPO Telif Hakları İcracılar ve Fonogramlar Antlaşmasına Taraf Olunmasına İlişkin Kanun Tasarısının ivedilikle onaylanması gerekmektedir.
Rekabet Politikası ve Devlet Yardımları
Rekabet politikası ve devlet yardımları Türk Rekabet Hukuku, AB Rekabet Hukuku ile büyük ölçüde paraleldir. AB’nin rekabet kurallarına getirdiği değişiklikler Rekabet Kurumu tarafından izlenmekte ve paralel düzenlemeler oluşturulması çalışmaları başlatılmış bulunmaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği Genel Sekreterliği eşgüdümünde hazırlanan "Devlet Yardımlarının İzlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" Başbakanlığa sunulmuştur. Ancak kısa vadede rekabet alanında uyum vadedilen dört AB mevzuatının uyum çalışmaları henüz tamamlanmamıştır.
Ortak Tarım Politikası
Tarım, AB müktesebatının üstlenilmesinde en kapsamlı alan olarak ortaya çıkmaktadır. Topluluk müktesebatının hacim olarak önemli bir kısmını kapsayan bu alandaki oldukça karışık uygulamaların orta vadede üstlenilmesi önem arz etmektedir.
Tarım alanında Türkiye-AB ilişkilerinde en öncelikli konu, Türk tarımının Ortak Tarım Politikasına uyumudur. Ancak, Topluluk sistemine uygun yeterli bir alt yapı oluşturulmadan, Ortak Tarım Politikasının ülkemizde uygulanması mümkün olamayacaktır. Bu itibarla, uyumun aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, uyum sürecinin tamamlanması için öncelikle belli başlı alt yapı çalışmalarının sonuçlandırılması sağlanmalıdır. Alt yapının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar, ülkemiz tarım sektörünün idari yapısından, üretim, tüketim, fiyat ve pazar politikalarına, verimlilik ve rekabetten, kırsal, bölgesel ve çevresel kalkınma politikalarına kadar geniş bir alanı içermektedir.
Ortak Tarım Politikasına uyum kapsamında, tarım hizmetlerinin düzenlenmesi hakkında, yeni bitki çeşitlerine ait ıslahçı hakların korunmasına ilişkin ve tarımsal üretici birliklerine ilişkin kanun tasarısı hazırlıkları sürdürülmektedir. "Kadastro Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı" ise TBMM Adalet Komisyonundadır. Ortak Tarım Politikası alanında AB mevzuatına yönelik uyum çalışmalarının tamamlanması genel olarak orta vade kapsamında öngörülmektedir.
Ortak Tarım Politikası alanında "Hayvan Islah Kanunu", "Tütün ve Tütün Tekeli ile ilgili Kanun" ve "Şeker Kanunu" ise yürürlüğe girmiştir.
Ortak Balıkçılık Politikası
Bu alan kapsamında kısa vadede öngörülmüş dört adet yasal tedbir henüz gerçekleştirilememiştir.
Ortak Taşımacılık Politikası
Bu alanla ilgili olarak "Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı"nın yasalaşmasıyla kara taşımacılığındaki mevzuat uyumunun tamamlanması öngörülmüş, ancak kısa vadede öngörülmüş bu hedefe henüz ulaşılamamıştır. "Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı" üzerinde çalışmalar sonuçlandırılmıştır. . SOLAS 78 ve 88 protokollerinin onaylanması ile ilgili kanun tasarısının ivedilikle yasalaşması gerekmektedir.
Ekonomik ve Parasal Birlik
Ekonomik ve parasal birlikle ilgili kısa vadede öngörülmüş olan ve Merkez Bankasına bağımsız bir statü kazandıran kanun değişikliği gerçekleştirilmiş, ayrıca kısa vadede çıkarılması öngörülmüş olan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan "Kamu Finansmanı Borç Yönetimi Kanun Tasarısı" 9 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 5’inci ve 6’ncı maddeleri hariç olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
İstatistik
İstatistik konu başlığı altında kısa vadede öngörülen verilerin toplanması, metodoloji gibi konularda tam uyum çalışmalarına, gerekli kurumsal düzenlemelere, kurumlar arası eşgüdüm ve ayrıca,AB İstatistik Ofisi EUROSTAT ile işbirliğine hız verilmesi alanındaki tedbirlerin %25’i gerçekleşmiş olup yasalaşması gereken üç kanun tasarısından ikisi üzerinde çalışmalar sonuçlandırılmış, üçüncüsü ile ilgili çalışmalar ise taslak aşamasında bulunmaktadır. Bu konu başlığı altında AB mevzuatı oldukça yüklü olup, kısa vadede tamamlanması gereken çalışmanın yapılabilmesi için "Devlet İstatistik Enstitüsünün Görev, Yetki ve Kuruluşu Hakkında Kanun Tasarısı"nın ivedilikle yasalaşması büyük önem arz etmektedir.
Sosyal Politikalar ve İstihdam
Bu konuda öngörülmüş olan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu, 4773 Sayılı İş Kanunu ile Sendikalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı çıkarılmış, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik önemli adımlar atılmış ve Ekonomik ve Sosyal Konseyin temeli güçlendirilmiştir. Ancak iş güvencesi, iş sağlığı ve güvenliği meclisi, doğum izinleri, Türkiye İş Kurumunun kurulması ve yabancıların çalışma izinleri ile ilgili kanun tasarıları henüz yürürlüğe konulamamıştır. Bu konu başlığı altında Ulusal Programda kısa vadede öngörülmüş olan yaklaşık 40 adet AB mevzuatına uyum sağlanabilmesi için yasal, idarî ve kurumsal düzenlemeler yapılması gerekmektedir.
Eğitim ve Staj
Kısa vade ile öngörülmüş olan ve AB Komisyonunun özellikle üzerinde durduğu AB’nin gençlik ve eğitim programlarına Türkiye’nin katılım sürecinde eşgüdüm işlevini üstlenecek Ulusal Ajans ile ilgili yapılanmanın yasal temelinin oluşturulması gerekmektedir.
Telekomünikasyon
Kısa vadede öngörülmüş olan lisans verme yetkisinin telekomünikasyon kurumuna devri için gerekli kanun çıkarılmış ; bilgi güvenliği ve kişisel bilgilerin işlenmesi ve serbest dolaşımı konusunda Türk mevzuatının AB müktesebatı ile uyumlu hâle getirilmesine yönelik çalışmaların tamamlanması ile bu konudaki kısa vadeli taahhütlerimiz de yerine getirilmiş olacaktır.
Görsel İşitsel Hizmetler
Öngörülmüş olan "Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun" AB’nin "sınır aşan televizyon" direktifine uyum sağlanması için üzerinde değişiklik yapılan RTÜK Kanunu, "Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 4756 Sayılı Kanun" olarak 21 Mayıs 2002 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Çevre
Çevre konusunda kısa vadede öngörülmüş olmasına karşın, gerçekleştirilememiş olan Çevre Kanunu, Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği, Hayvanları Koruma Kanunu ve Avrupa Çevre Ajansı ve Avrupa Bilgi ve Gözlemevi ağına katılım anlaşması TBMM tarafından onaylanacak aşamaya getirilmiştir.
Tüketicinin Korunması ve Sağlık
Tüketicinin Korunması ve Sağlık konu başlığı altında kısa vadede gerçekleşmesi öngörülen tüketicinin korunması ile ilgili kanunda değişiklik yapmak üzere hazırlanan taslak son aşamasına getirilmiş bulunmaktadır.
Adalet ve İçişleri
Adalet ve içişleri öngörülen ve dış sınırlar; göç, örgütlü suçlar, sahtecilik ve yolsuzluk, uyuşturucu maddeler, terörizm, polis iş birliği, gümrük iş birliği, adlî iş birliği, faaliyetlere verilecek malî destek ve insan haklarıyla ilgili hususları kapsayan önlemler daha çok orta vadelidir. Bu alanda üzerinde durulan konular olan "Yabancıların Çalışma İzinleri" ve "Schengen Bilgi Sistemi Uygulamaları" ile ilgili yasal düzenleme gerçekleştirilememiştir. Ayrıca "Malî Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu" tarafından 4208 sayılı Kara Para Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanunun gözden geçirilmesi çalışmalarının tamamlanması gerekmektedir.
Gümrük Birliği
Gümrük Birliği kapsamında öngörülmüş bulunan Tek İdari Belge Konvansiyonuna, Ortak Transit Sözleşmesine, Eşyanın Sınır Kontrollerinin Uyumlu Hale Getirilmesine İlişkin Uluslar Arası Sözleşmeye (İstanbul Sözleşmesi) katılım sağlanması ve Gümrük Rejimlerinin Basitleştirilmesi ve Uyumlu Hale Getirilmesine İlişkin Kyoto Sözleşmesinin bazı eklerine taraf olunması gerekmektedir. Ancak Revize Kyoto Anlaşması ve eklerine taraf olunması için AB tarafının sözleşmeye taraf olunması beklenmektedir.
Görüldüğü gibi, Türkiye Ulusal Programında ekonomik kriterler ve müktesebat uyumu alanında taahhüt ettiği önerilerden önemli bir bölümünü hayata geçirmiş bulunmaktadır. Bu çalışmaların çok önemli bir bölümünün, AB’den teknik yardım almadan gerçekleştiği de dikkate alındığında bu ilerlemenin önemi daha da belirginleşmektedir. Bu alandaki çalışmalar sonuçlandığında Türkiye uluslar arası ekonomik sistemde hakettiği saygın konumunu daha da güçlendirmiş olacaktır.
Nilgün ARISAN
T.C Başbakanlık AB Genel Sekreterliği Ulusal Program Dairesi Başkanı