Ana sayfa İletişim

Öğretmenler

Eğitim Makaleleri Milli Eğitim Mevzuatı Uzman Öğretmenlik Günlük Planlar Yıllık Planlar Egzersiz Planları Belirli Günler ve Haftalar Sosyal Kulüpler Oyunlar (Piyesler)

Dersler

OKS Hazırlık OKS Türkçe İngilizce Testler ve Denemeler

Öğrenciler

Türkçe Sözlük Atasözleri sözlüğü Deyimler Sözlüğü Şiirler Öyküler Tekerlemeler Eğlence

Müzik

Akord Yapma Şarkı Sözleri Türkü Sözleri Türkü Öyküleri

Bekirhoca.com

KolayPremium.com knight Online ve diğer oyun ürünleri, premium ve gold bar

Avrupa Konseyi ve Demokratik Yurttaşlık Eğitimi

Toplumun en üst düzeydeki gücünün kullanılması için halkın kendisinden daha güvenilir bir yer bilmiyorum.Eğer halkın kendi denetimini akıllıca uygulayabilmede yeterince aydınlanmamış olduğunu düşünüyorsak; bunun çözümü denetim hakkını, halkın elinden geri almak değil, akıllarını bilgilendirmektir.

Thomas Jefferson

Avrupa Konseyi, 5 Mayıs 1949 yılında üyelerinin ortak mirasları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve geliştirmek, onların ekonomik ve toplumsal ilerlemelerini kolaylaştırmak ve aralarında daha sıkı bir iş birliği gerçekleştirmek amacıyla kurulmuştur (m. 1/a). Türkiye Avrupa Konseyine üye 44 devlet arasında bulunmaktadır.

Avrupa Konseyi insan hakları, çoğulcu demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkesini koruyan, Avrupa’nın kültürel kimliğinin ve çeşitliliğinin geliştirilmesinde bilinçlenmeyi artıran ve teşvik eden, Avrupa toplumunun azınlıklara karşı ayrımcılık, yabancı düşmanlığı, hoşgörüsüzlük gibi temel konularda karşılaştığı problemlere ilişkin çözümler araştıran; siyasî, yasal ve anayasal reformları destekleyerek Avrupa’da demokratik istikrara yardım eden hükûmetler arası bir organizasyondur. Bu amaçlar doğrultusunda, Konsey, organları aracılığıyla, insan hakları ve temel özgürlükleri korumak ve geliştirmek için üye devletlere şu sorumluluğu yüklemiştir: "Avrupa Konseyinin her üyesi, hukukun üstünlüğü ve kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, insan haklarından ve temel özgürlüklerinden yararlanması ilkesini tanır. "

Avrupa Konseyine üyeliğin doğurduğu yükümlülükler arasında, insan haklarını korumak ve geliştirmekle, insan haklarından herkesin yararlanmasını sağlama yer almaktadır. Üyeler, bu amacı gerçekleştirmek için Avrupa Konseyiyle içten ve etkin bir işbirliği yapmak yükümlülüğü altına girmiştir. 

Bu çerçevede, 15-17 Ekim 2000 tarihleri arasında Polonya’nın Cracow kentinde düzenlenen "Sosyal Uyum ve Demokratik Vatandaşlık İçin Eğitim Politikaları" konulu 20. Oturum Avrupa Eğitim Bakanları Konferansında, Avrupa Konseyinin üç projesinin üye devletler tarafından 2001-2004 yıllarını kapsayan dönemde uygulanmasına karar verilmiştir:

1) Demokratik Yurttaşlık Eğitimi

2) Tarih Eğitimi

3) Yaşayan Diller

Bunlardan "Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesi" çalışmaları, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı eş güdümünde ve ilgili kurul üyesinin danışmanlığında devam etmektedir.

Projenin temel amacı; 7 Mayıs 1999 tarihli Budapeşte Deklarasyonunda belirtildiği gibi yaşam boyu öğrenme ve katılımcı süreçlerin geliştirilmesi ilkeleri doğrultusunda mesleki, siyasî kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri işbirliğiyle ailede, eğitim kurumlarında, iş yerinde, yerel yönetimlerde medya kanalını ve kültürel etkinlikleri kullanarak yurttaşların toplum hayatında sorumlu ve etkin bir rol oynaması, Avrupa Konseyinin temel prensiplerine dayalı bir demokratik yurttaşlığın geliştirilmesidir.

Bu temel prensipler ise;

• Avrupa’daki çok kültürlü yapı gözönünde bulundurularak yurttaşlık tanımlarının açılması ve geliştirilmesi;

• Etkili yurttaşlık için gerekli olan becerilerin tanımlanması. Bu becerilerin öğrenilmesinde, çocuklar, gençler ve yetişkinler için gerekli olan eğitim deneyimlerini, yöntemlerini, uygulamalarını anlama ve çözümleme,

• Özgürlüğün, önceki kuşaklardan bir miras, bir armağan veya bir tüketim malı olarak değil, öğrenilmesi, paylaşılması ve iyileştirilmesi gereken bir yaşam şekli olarak algılanmasını özendirme,

• Demokratik Yurttaşlık Eğitimini sürekli kılarak, gençlere ve yetişkinlere kendi geleceğini denetleme olanağı verme,

• Demokratik Yurttaşlık Eğitimine, Avrupa ülkelerinde tüm pedagojik uygulamaların ve eğitim politikalarının temel oluşturucusu olarak öncelik tanıma,

• Üye ülkelerdeki öğretmenlere ve diğer eğitim ilgililerine, bu becerilerin geliştirilmesinde ve bu alandaki hedeflere ulaşmada gerekli desteği oluşturma,

• Öğrencileri her türlü demokratik karar alma süreçlerine etkin katılımlarında yasalar yoluyla destekleme,

• Öğrencileri, haklarını korumaları ve kullanmaları için yönlendirme,

• Demokrasi eğitiminde sivil toplum örgütlerinin ve uzmanların desteğini sağlamadır.

Avrupa Konseyi "Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesi"nin ilk aşaması olan 1997-2000 yılları arasında projenin temel kavram ve ilkeleri oluşturulmuş olup, 2001-2004 yıllarını kapsayan ikinci aşamasındaysa projeye dönük etkinliklerin düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu etkinlikler başlıca üç alanda gerçekleşecektir. Bu alanlar, politika geliştirme, duyarlılığın artırılması ve iletişim ağı kurulmasıdır. Bunların plânlanması, uygulanması ve izlenmesinde, "eğitim politikaları ve demokratik yurttaşlık eğitimi uygulamaları arasındaki bağları güçlendirmek, bu alanlara yönelik etkinlikleri diğer etkinliklerle birleştirmek, özellikle okullarda ders dışı ortamlarda demokratik yurttaşlık eğitimine yönelik uygulamalar yapmak, demokratik yurttaşlık eğitimi unsurlarını bu süreçlere katmak, Avrupa Konseyi ve üye devletlerin de etkin katılımlarını sağlamak" ilkeleri göz önünde bulundurulacaktır. 

Projenin uygulanması elbetteki ülkelerin kendi iç dinamiğinden ve yerleşik kurumsallığından etkilenecektir. Çağdaş demokratik ülkelerin, "Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesi"nden beklentileri ile uygulama süreçleri, gelişmekte olan ya da geçiş aşamasında bulunan ülkelerden farklı olacaktır. Çünkü çok yönlü, bütüncül ve uzun süreli bir yatırım olan demokratik yurttaşlık eğitimi toplumların politik, sosyal, ekonomik, kültürel, yerel ve etik görüşlerinden, yapı ve süreçlerinden doğrudan etkilenmektedir.

Çağdaş gelişmiş ülkelerde demokratik yurttaşlık eğitimi "yaşam boyu öğrenme" anlayışı bağlamında ele alınmaktadır. Dolayısıyla, örgün, yaygın ve formal olmayan öğrenme çevrelerinde de gerçekleştirilebilmektedir. Hayatın her alanında yaygınlaştırılan demokratik yurttaşlık eğitimi, gelişmiş çağdaş ülkelerde özellikle yabancı düşmanlığı, ayrımcılık,  uyuşturucu kullanımı gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. Geçiş ülkelerindeyse insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ilkesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gibi ana konularda odaklanmaktadır.

Hiç kuşkusuz, demokratik yurttaşlık eğitimi projesi, tek bir merkezden hayata geçirilemez. İnsanı en üst değer olarak gören bir kültürel bağlamda ve yaşam boyu öğrenme ilkesi doğrultusunda katılımcı ve çok yönlü ele alınmak durumundadır. "Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesi", her alanda toplumun tüm kesimleriyle ortaklıklar geliştirmeyi, katılımcı ve müzakereci sistemler oluşturmayı hedeflemektedir. Çünkü proje toplumla buluştuğu ve topluma sirayet ettiği ölçüde başarı kazanacaktır.

Bu kapsamda; farklı kurum ve topluluklar arasında yenilikçi ortaklıkların, dayanışmanın ve sosyal bağlılıkların yaratılması, etkin ve sorumlu katılımın sağlanması demokratik yurttaşlık eğitimi projesinin vazgeçilmez ögeleridir.

Hiç şüphesiz, demokratik yurttaşlık eğitiminin dayandığı demokrasi anlayışı evrensel çoğulcu demokrasi anlayışıdır. Bu anlayış doğrultusunda hiçbir ayrım gözetmeksizin, hukukun üstünlüğü ilkesi, temel hak ve hürriyetlerin korunması ve katılımın sağlanması için gereken hukukî-politik alt yapının oluşturulması zorunludur.

Çağdaş çoğulcu demokrasilerde yurttaş; hakları güvence altında ve sosyal sorumluluk sahibi olan, kanunları oluşturan ve bunlara saygı duyan, özgür düşünen ve konuşan, eleştirebilen, özgüvenli, hak ve sorumluluklarını bilen, başkalarının haklarına saygı duyan, farklılıkları kabul eden kişidir. Bu proje ile de bu anlamda yurttaşların yetişmesine imkân verecek  uygun bir eğitim sisteminin oluşturulması hedeflenmektedir.

Bu bağlamda, okullar çok önemlidir. Okullar sosyal yaşam merkezleridir ve demokratik yurttaşlık eğitiminde en temel kurumsal birimlerdir. Okulun görevlerini sosyal, politik ve ekonomik olarak sınıflandırmak mümkündür. Okulun sosyal görevi çocuğu sosyalleştirmek, ekonomik görevi nitelikli insan gücü yetiştirmek ve politik görevi ise iyi vatandaş yetiştirmektir (Bursalıoğlu, 1994:35). Demokratik toplumlarda okulların temel hedefleri, öğrenciler tarafından ihtiyaç duyulan bilgi, beceri ve değerlerin kazanılmasını sağlamak ve bunların kazanılmasını kolaylaştıracak koşulları hazırlamaktır.

Okullarda demokrasi eğitiminin amacı demokrasinin kavramsal olarak öğretilmesiyle birlikte demokrasi kültürünün oluşturulması ve hayata geçirilmesidir. Bunu gerçekleştirmede en etkili yöntemse öğrencilerin kendi eğitim süreçlerinde rol almalarını sağlamak olmalıdır. Bu da öğrencilerin karar alma süreçlerine etkin katılımıyla mümkündür. Katılım, aynı zamanda okul ikliminin dönüştürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, demokrasi eğitimine okul yöneticilerinin, öğretmenlerin, öğrencilerin, müfettişlerin, ailelerin, yerel yönetimlerin ve sivil toplum örgütlerinin yani eğitimle ilgili tüm tarafların katılımı son derece önemlidir.

Bu bağlamda, eğitim sistemimizde demokrasi eğitimi açısından sorun oluşturabilecek yönleri itibariyle yasalar, yönergeler, yönetmelikler, genelgeler, öğretim programları, ders kitapları ve materyaller, öğretmen yetiştirme, eğitim yönetimi, ölçme ve değerlendirme, yetişkin eğitimi, öğretme ve öğrenme stratejileri vb.nin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Öğrenci katılımını artırmak için okullarda neler yapabiliriz?

• Öğrenci merkezli eğitim tüm okullarda benimsenmelidir. Yani her derste öğrencilere o dersle ilgili kavramların öğretilmesinin yanı sıra, öğrencilerin aktif katılımlarını da içeren etkinlikler sunulmalıdır.

• Öğrenciler, okulda bütün karar alma süreçlerine (plânlama, uygulama, izleme ve değerlendirme) katılmalıdırlar.

• Okullarda okul öğrenci kurulları oluşturulmalıdır.

• Millî Eğitimi Geliştirme Projesi çerçevesinde Müfredat Lâboratuar Okullarında uygulanan ve 14.06.2002 tarih ve 2175 sayılı "Okul Gelişim Modeli Etkinlikleri ve Toplam Kalite Yönetimi" adlı genelgeyle de Türkiye çapında tüm okullarda yaygınlaştırılması istenilen Okul Gelişim Modeli uygulanmalıdır. Okullarda, Okul Gelişim Yönetim Ekibi kurulmalıdır.

• Okul yöneticileri ve öğretmenler, öğrencilerin ders dışı etkinliklere katılmalarını desteklemelidirler. Çünkü okul sadece bilgilerin öğrenildiği bir yer değil, bireyin içinde yaşadığı toplumun mutlu, üretken, başarılı bir üyesi olmak için kazanacağı davranışların eğitimini aldığı bir kurumdur.

• Öğrenciler, okulda yapılan bütün etkinlikler ve bu etkinliklerin her aşaması hakkında doğru bir biçimde bilgilendirilmeli ve bütün etkinlikler şeffaf bir biçimde gerçekleştirilmelidir.

• Okul ve sınıf ortamlarında öğrenciler kendi düşünce ve görüşlerini açıkca söylemelidirler. Öğretmenlerse bu konuda özendirici olmalıdır.

• Dersler ve diğer etkinlikler, öğrencilerin grup çalışmalarına katılmalarına olanak verecek şekilde düzenlenmelidir.

• Sınıf ve okul kuralları, öğrencilerin katılımlarıyla belirlenmelidir.

• Öğrenciler, yapacakları işler konusunda bilgilendirilmeli ve deneyimlerini çevresiyle paylaşmalıdır.

• Öğrencilere kendi hak ve sorumlulukları anlatılmalı, hak arama bilinci verilmelidir.

• Öğrencilere arkadaşlarının haklarına saygı göstermesi, ön yargılı davranmaması; yaş, cinsiyet, din, dil, ırk ve renk ayrımı yapmaması gerektiği anlatılmalıdır. Ayrıca arkadaşlarının sosyo-ekonomik durumları, fiziksel, psikolojik ve zihinsel gelişimlerine göre de ayrımcılık yapmamaları gerektiği vurgulanmalıdır. Her insanın bir değer olduğu söylenmelidir.

• Okullar, sosyal yaşam merkezleridir ve öğrencilerin çevresiyle etkileşimi ve iş birliği sağlanmalıdır. Öğrenciler, teknolojiyi nasıl kullanacaklarını öğrenmelidirler. Teknoloji lâboratuarları, okul spor tesisleri vb. yerler ailelerin, toplumsal çevrenin kullanımına açılmalıdır. Sosyal yaşama ait edinimlerin, eğilimlerin, davranışların kazanılmasında okullardaki sıra düzeninin, oturma biçiminin ve okul mimarisinin de etkisi olduğu gözönünde bulundurularak, var olan okul binalarını şu anda değiştirmek mümkün olmasa bile sınıflarda en azından oturma düzeni öğrencilerin katılımına, etkileşim ve iletişimlerine, birlikte çalışmalarına olanak sağlayacak hâle getirilmelidir. (Örneğin, "U" düzeni oturma biçimi gibi...) 

• Öğrencilerin yerel, bölgesel, ulusal ve uluslar arası düzeyde etkinlikler düzenlemeleri ve bunlara katılmaları özendirilmelidir.

• Öğrencilerin gerçekleştirdiği etkinlikler sergilenmeli, öğrenciler takdir edilmeli ve ödüllendirilmelidir.

• Öğrencilerin zihinsel gelişimlerini desteklemek için satranç, matematik, felsefe vb. kendilerini anlatma becerilerinin geliştirilmesi için edebiyat, yaratıcı düşünme ve drama vb. kulüplerin kurulması ve öğrencilerin bu kulüplere katılımları sağlanmalıdır. Aynı zamanda panel, yarışma, münazara ve seminerler düzenlenmelidir. Ayrıca, öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirecek ve toplumla ilişkilerini güçlendirerek toplumsal ilerlemeye katkıda bulunabilecekleri projeler üretmeye özendirilmelidir. 

• Öğrencilere verilecek ev ve dönem ödevleri güncel konuları içermeli ve aynı zamanda öğrencilerin kişilik gelişimlerinde etkili olan ve onların sosyalleşmesini sağlayan konulardan seçilmelidir. Ödevler, öğrencilerin araştırma, birlikte iş yapma, analiz, sentez ve sorgulama becerilerini geliştirici, millî ekonomiye katkı sağlayıcı, araştırma ve bulma yeteneğini geliştirici olmalıdır. Ödevlerin sunum teknikleri ise her türlü teknolojinin kullanılmasına ve kendilerini topluluk karşısında anlatmaya olanak vermelidir.

Unutulmamalıdır ki;

1) Çağdaş çoğulcu demokrasi, bir ülkeye kendiliğinden gelmez. Bunun için ülkenin insanları, karar vericiler, çoğulcu demokrasiyi hayata geçirmek için gerekli tüm düzenlemeleri yapmak ve korumak iradesini göstermek zorundadırlar. Elbette demokrasinin kök salması ve demokratik bir kültürün oluşması zaman alacaktır. Ancak Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkelerinin standartlarını yakalaması zorunludur. Çağdaşlık hedefi en başta norm ve standartlar sorunudur. Dolayısıyla ülkemizin en kısa zamanda çağdaş ülke norm ve standartlarına ulaştırılması gerekmektedir.

2) Demokrasi sona ermeyen bir süreçtir. Her kuşak, demokrasiyi geliştirmeye ve demokrasi için mücadele etmeye çalışmalıdır. Özellikle genç insanlara büyük bir sorumluluk düşmektedir. Katılım, gençlerin demokratik bir hakkıdır ve bulundukları ortamda, şu anda demokrasiyi öğrenebilmeleri için en önemli araçtır.

3) Okullar, demokrasi eğitimi için en temel birimlerdir ve okulların çevreleriyle birlikte sosyal yaşam merkezleri olarak işlevlendirilmesi yani eğitimle ilgili tüm kesimlerin katılımlarına ve kullanımlarına olanak verecek şekilde yeniden yapılandırılması gerekmektedir.

4) İş birliği, diyalog ve dayanışma, demokrasinin ana unsurlarıdır. Dikey ve yatay sosyal etkileşim imkânlarının geliştirilmesi, eğitimden etkilenen tüm tarafların denetim ve karar haklarının olduğu katılımcı okul yönetimlerinin kurulması bu amaçla zorunludur.

Banu DUMAN-Zeynep Y.DEDE-Akın ERYÜREKLİ

Geri Git